Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5117 E. 2025/8869 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5117
- Karar No
- 2025/8869
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/494 Esas - 2022/182 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; ... Aile Mahkemesinin 2014/1016 Esas ve 2016/728 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile davalının babası olduğuna karar verildiğini, annesi ile davalının Almanya'da evlilik dışı birliktelik yaşadıklarını ve bu birliktelikten kendisinin dünyaya geldiğini, doğduktan 5 ay sonra kendisinin ve annesinin davalı tarafından terk edildiğini ve annesinin ...'ya dönmek zorunda kaldığını, davalı ile ilk kez 11 yaşında tanıştığını ancak davalının kendisini kabullenmediğini, aile birliğinden ve davalının maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını belirterek 2.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin kızı olduğuna mahkemece karar verildiğini, müvekkilinin de kızı olmadığını söylemediğini, davacının belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacıyı Almanya'ya götürmek istediğini, ancak kızının sürekli kendisinden kaçırıldığı için çocuğunu alıp Almanya'ya götüremediğini, müvekkilinin kızını terk etmesinin söz konusu olmadığını, iddia edildiği gibi mal varlığı ve geliri olmadığını, müvekkilinin kızını kabullenmekten kaçınmadığını, kızının sürekli annesi tarafından müvekkilinden kaçırıldığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin isinaf başvurusunun esastan reddine, davacı asılın istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kızıyla ilgilenmediği kabulünün yerinde olmadığını, davacının müvekkilinin kızı olduğuna mahkemece karar verildiğini, ancak müvekkilinin hiçbir zaman bunun aksini iddia etmediğini, yasal sürecin tamamlanmasını beklediğini, davacının sürekli olarak annesi tarafından müvekkilinden kaçırıldığını, davacının da büyüyünce anne tarafını tercih ettiğini, davacının yalnızca ekonomik yönden müvekkilinden faydalanmaya çalıştığını, hükmedilen miktarın fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının babası olan davalının babalık görevini yerine getirmemesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi). Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, tarafların konumu, yaşanan süreçler, davacının yaşı, davalının, davacının gerçek babası olduğunu bilmesine rağmen uzun yıllar boyunca davacıya gerekli şevkat ve özeni göstermemesi, taraflar arasındaki soy bağının ... Aile Mahkemesinin 2014/1016 Esas ve 2016/728 Karar sayılı kararı ile kurulmuş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı azdır. Bölge Adliye Mahkemesince daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.