Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4374 E. 2023/2448 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4374
Karar No
2023/2448
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Adıyaman valisi olarak görev yapmakta iken Gerger Fırat Gazetesinin 31.10.2013 tarihinde internet sitesinde Gerger İlçesi Budin Köyünde bulunan prefabrik tuvalet kabininin ilçe kaymakamının talimatı ile bulunduğu okuldan alınmak üzere gezi parkına götürüldüğünün yazıldığını ve söz konusu yazı içeriğinde davacıya yönelik ağır hakaretlerde bulunulduğunu, bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek uğranılan manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu yazıda, kişilik haklarına bir saldırı olmadığı gibi yazının fikir ve düşünce hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, basın özgürlüğü sınırları içerisinde yayın yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.10.2014 tarih ve 2013/338 Esas, 2014/765 Karar sayılı kararı ile haberde kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 08.02.2016 tarih ve 2015/2733 Esas, 2016/1298 Karar sayılı ilamı ile "...Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu edilen olayda; olay tarihi, haberin içerik itibariyle görünür gerçeğe uygun olması, ayrıca yazıda esasen kaymakamlık işleminin eleştirilmesi ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında, davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarı çok fazladır, daha alt düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.11.2016 tarih ve 2016/125 Esas, 2016/598 Karar sayılı kararı ile "... Davacının davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. C. Dairenin Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 01.02.2021 tarih ve 2020/2795 Esas, 2021/316 Karar sayılı ilamı ile "...6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun "Mahkemenin görev ve yetkileri" kenar başlıklı 3/1-c bendinde Yüksek Mahkemeye “Anayasanın 148 inci maddesi uyarınca yapılan bireysel başvuruları karara bağlamak” görevi verilmiştir. Aynı kanunun "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye‘nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir." "Esas hakkındaki inceleme" kenar başlıklı 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"... bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin inceleme ... bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz." "Kararlar" kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." Anayasanın 153. maddesine göre de, Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir ve Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesinin diğer kararları gibi bireysel başvuruları inceleyen Bölüm kararları da yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlamaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Anayasa Mahkemesi ihlal kararı gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlaline ilişkin 2014/18101 Başvuru Numaralı, 26/10/2017 Tarihli kararı, Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/32 Esas 2019/101 Karar sayılı ceza dava dosyası ve yargılama sonunda verilen beraat kararı, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek dava konusu yazı ve haberin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza dosyası beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, olayda kullanılan ifadelerin aslında davacının temsil ettiği makamı aşağılama amacı taşıdığını, kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu, davanın kabulü yerine reddine dair verilen kararın, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının yerel basında yer alan köşe yazılarında kullandığı bir kısım ifadelerin basın yoluyla davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam edilen 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4374, K. 2023/2448, T. 27.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4374-e-2023-2448-k-68b842bb51bb