Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4215 E. 2024/1471 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4215
- Karar No
- 2024/1471
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2021/930 K. DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. Dubai Group Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... 4. Eureko Sigorta Anonim Şirketi vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... 5. HDI Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... 6. ...Sınai Ürünleri Üretim ve Paz. Ltd. Şti vekili Avukat ... 7. ... 8. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 20.09.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Davalı ... vekili Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ..., davalı ...., ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.07.2011 tarihinde davacıların desteği...'in yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... yönetimindeki, davalı ....'ye ZMMS ile ve davalı ....'ne kasko poliçesi ile sigortalı aracın, davalı ...'e ait ve davalı ... yönetimindeki ve davalı ...Ş.'ne trafik sigortası ile davalı Dubai Sigorta A.Ş.'ye kasko sigortası ile sigortalı tır ve bu tır tarafından çekilen davalı ...Ltd Şti.'ne ait römorkla karıştığı trafik kazası sonucu,...'in vefat ettiğini belirterek 100.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini (davalı ... şirketlerinin poliçe limitleri ile ve manevi tazminatlardan poliçelerinde sorumluluklarının bulunması halinde sorumlu olmaları kaydıyla) talep etmiş; 28.06.2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 87.371,12 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; kusura itiraz edip ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, kazaya karışan tüm araçların dahil olduğu ve davalı konumunda olan sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak davacının almış olduğu tazminatların bildirilmesinin istenmesine ve varsa bu tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili nezdinde mevcut 34 HR 0312 plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen trafik poliçesinde kişi başına 200.000,00 TL , kaza başına da 1.000,000 TL ye kadar sigorta teminatı bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat etmesine müteakip gerçek hasar bedelinin de objektif olarak tespiti sonucu geçerlilik kazandığını, SGK tarafından karşılanan tazminat mevcutsa bunun hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerektiği, dava konusu olay trafik kazasından kaynaklandığından haksız fiil niteliğinde olduğunu, ticari nitelikte bir iş olmadığından ticari faiz de istenemeyeceğini, haksız fiillerde yasal faiz uygulanacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin bu kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davadan önce müvekkili şirkete müracaat edilmediğini ve herhangi bir hasar dosyasının açılmadığını, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, davacının faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceğini, manevi tazminat talebine ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda sorumluluğunun azami çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan 34 HR 0312 plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 30.06.2011-30.06.2012 başlangıç ve bitiş tarihli ihtiyari mali mesuliyet (İMMS) teminatını içeren Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçede yer alan İMMS teminatının ise ancak olay tarihi itibariyle cari olan ZMMS poliçesi teminatı limitinin bittiği yerden yani ZMMS limitlerini aşan bir zararın varlığı halinde devreye girebilecek ve poliçe limitiyle sınırlı kalacak nitelikte olduğunu, dava öncesinde davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketten olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Dubai Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kaza tarihinde 34 UN 8028 plakalı aracın sigortacısı olmadığını, müvekkili şirkete açılan bu davada dava şartlarından taraf sıfatını taşımadığından husumet atfedilemeyeceğini, davanın usulden reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...Sınai Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin... plaka ile kayıtlı herhangi bir aracının bulunmadığını belirterek davanın müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.12.2018 tarihli ve 2014/766 Esas-2018/1192 Karar sayılı kararıyla, davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın %100 kusurlu olduğu diğer araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacının desteği olan oğlunun vefatı sebebiyle tazminat talep edebileceği, belirlenen 87.371,12 TL tazminattan davalı sürücü ...'ın olay anında ölen müteveffanın babasına ait aracı araç sürücüsünün yorgunluğu nedeniyle kullandığı, dolayısıyla Yargıtay uygulamasına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin davalılardan ..., Fevzi Tunalı, Axa Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ...Sınai Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd Şti aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davacı vekilinin davalılardan ... ve ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 69.896,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ... yönünden kaza tarihi olan 14.07.2011 tarihinden, davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılardan ... ve ... hakkında açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14.07.2011, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2019/1974 Esas 2020/5240 Karar sayılı ve 07.10.2020 tarihli kararı ile; davalı ...'ın tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğundan hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın tüm davacı yararına bozulmasına ve davalı tarafça süresinde ileri sürülmeyen ve davacının açık muvafakatı bulunmayan yeni savunmaya göre hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle tüm davalılar yararına hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerini ıslah ederek hatır taşıması defini ileri sürdükleri, ancak 6100 sayılı HMK'nun "Islah zamanı ve şekli" başlıklı 177 nci maddesi gereği bozmadan sonra mahkemenin tahkikata ilişkin işlem yapması halinde ıslah yapılabileceği, ancak ıslah ile bozma kararına uyulmakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağı gözetilerek davalıların ıslah talepleri dikkate alınmadan ve hatır taşımacılığı sebebiyle indirim yapılmadan karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden yeniden değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile 14.07.2011 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının tespit edilen 87.371,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ... yönünden kaza tarihi olan 14.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... yönünden ise dava tarihi olan 20.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekili tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 14.07.2011 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminatın davalılardan ... yönünden kaza tarihi olan 14.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... yönünden ise dava tarihi olan 20.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...'nin manevi tazminattan 11.435,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., davalı .... ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması olan vakada mahkemenin uygulamış olduğu indirimin yeterli olmadığını, yapılan ıslah dikkate alınarak hatır indirimi yapılmasını, manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya münderecatında davacı ile çocuk arasında velayetin mütevaffa babaya verilmesinden yana gerek şahsi görüşme gerekse telefonla görüşme dahil hiçbir şekilde iletişim kurulmadığından tazminat talebinde haklı olmadığını belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozmadan sonra müvekkili tarafından cevap dilekçelerini ıslah ederek hatır taşıması defini ileri sürdüklerini, 09.06.2021 tarihinde yapılan ıslah ile hatır taşıması indirimi uygulanması gerekeceğini, ıslah taleplerinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil şirketin kasko poliçesi ile İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası teminatına dayanarak manevi zarara dair poliçe limitinin 12.500,00 TL tutarında olduğunu, bu tutarın tamamının kesinleşen başka bir dosyada tamamen ödendiğinden müvekkil şirketin poliçe limiti tükendiği halde bu durumun dikkate alınmadığını ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ..., davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı .... vekilinin temyiz itirazları yönünden; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1 inci maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine; aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Davalı .... vekili, temyiz dilekçesinde aynı kaza sebebiyle sigorta tahkim yargılamasına konu olan 2021/İHK-9310 sayılı 04.04.2021 tarihli kararında hükmedilen manevi tazminatı ödediğini ve poliçe limitinin tükendiğini belirttiğinden kazayla ilgili olarak tüm hasar ve derdest dava dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzlarının getirtilerek, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için, ödemelerin davaya etkisi araştırılmak suretiyle KTK 96/2 inci maddesi çerçevesinde mahkeme tarafından ilk kararda davacı lehine 5000 TL hükmedildiği ve davalı ....'nin bu kararı temyiz etmediği anlaşılmakla kararda hükmedilen 5.000,00 TL yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan bu tutarın üstünde kalan kısım için davalı ... şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı .... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'ye yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.