Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4118 E. 2024/11325 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4118
Karar No
2024/11325
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3598 Esas - 2021/1721 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/829 Esas - 2019/662 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.07.2015 tarihinde davacıların desteği yaya ...'un, davalı ... şirketince sigortalı bulunan aracın yaptığı kaza sonucu hayatını kaybettiğini, tüm kusurun davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle davacılar İbrahim ve Nezahet için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi tazminatın; haksız eylem tarihi olan 04.07.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, (davalı ... poliçe bedeliyle sınırlı olmak kaydıyla), davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, diğer üç davacı için ise ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere, toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın, 04.07.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hariç olmak üzere diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 28.05.2015/2016 tarihli 277939214 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazadan dolayı kusurunun bulunmadığını, aşırı hız iddisının gerçek dışı olduğunu, davacıların kanuna aykırı ve olayın gerçekleşmesinde kusuru bulunmayan müvekkilinin mahvına sebep olabilecek fahiş miktardaki manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin trafik kazasına konu olan aracın sahibi olduğunu, olay günü aracı diğer davalı ...'a ödünç olarak verdiğini, olayda müvekkilinin araç işleten olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, öncelikle sürücünün kazanın gerçekleşmesinde kusuru ya da ihmali bulunmadığından ve kazaya araçtaki herhangi bir arıza sebep olmadığından davacıların haksız maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun araç sürücüsü davalı ... 'ta olduğunun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporu ile sabit olduğu, dosya kapsamında düzenlenen aktüer hesap bilirkişi raporunun usule uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 448.451,87 TL tutarındaki maddi tazminatın 193.500,22 TL'lik kısmından dava tarihi olan 11.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... sorumlu olmak, 254.951,65 TL'lik kısmından haksız fiil tarihi olan 04.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ..., ... sorumlu olmak üzere hükmedilen maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 223.645,79 TL tutarındaki maddi tazminatın 96.499,79 TL'lik dava tarihi olan 11.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... sorumlu olmak, 127.146,01 TL'lik kısmından haksız fiil tarihi olan 04.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ..., ... sorumlu olmak üzere hükmedilen maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL, ... içih 8.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 94.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nın istinaf başvurusundan 16.06.2020 tarihli dilekçesi ile vazgeçmesi nedeniyle usulden reddine, davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun ise yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; destek ile davacıların farklı şehirlerde yaşadığını, desteklik ilişkisinin ortaya konulamadığını, desteğin gelirinin hatalı hesaplandığını ve hüküm altına alınan manevi tazminatların miktar olarak fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacılar ..., ... ve ... bakımından hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı ayrı ayrı 30.000,00 TL olup temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davalı ... vekilinin davacılardan İbrahim ve ... hakkında verilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair verilen karara yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılar ..., ... ve ... hakkında açılan manevi tazminat talepli davaya yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin davacılardan İbrahim ve ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya yönelik temyizi bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının davalı ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4118, K. 2024/11325, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4118-e-2024-11325-k-20ca047ae04a