Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4017 E. 2023/13517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4017
- Karar No
- 2023/13517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/931 Değişik İş SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-36386 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/130088
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 24.04.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda sürücü müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, karşı aracın tescilsiz motosiklet olduğunu belirterek, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik kaydıyla 200,00 TL tazminat talep etmiş, yargılama sırasında talebini 75.805,34 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; araç türünün belirsiz olduğunu ve bu hususun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, 50 cc altı araçlarda trafik sigortası yaptırmanın zorunlu olmadığını, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, olayın oluşumu ve kusur durumu ile ilgili olarak ispat külfetinin davacıda olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, başvurunun usulden reddi, aksi halde yeni maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacı kask kullanmadığından müterafik kusuru olduğunu, hatır taşıması bulunduğunu, geçici iş göremezlik zararının ispat edilemediğini, sulh kapsamında aktüer raporunda hesaplanan miktarın davacıya ödendiğini, bakiye talebin belirsiz alacak davası ile talep edilemeyeceğini, uzamış ceza zamanaşımının trafik sigortacısı hakkında uygulanamayacağını, ceza soruşturması akıbetinin ve uzlaşma olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalı tarafından motosikletin motorlu araçlar sınıfında olmadığını ispatlayacak somut delil sunulamadığı, dosyaya sunulu maluliyet raporunun Üniversite Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca ve davacının ortopedi bölümünde 12.03.2020 tarihinde fiziki muayenesi yapılarak düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınabilir olduğu, hesap yönteminin doğru ve hesap raporunun denetime elverişli olduğu, müterafik kusur itirazının yerinde olmadığı, zira davacının yaralanmasının kalça kemiğinde olduğu, geçici iş göremezlik talebinin davalının sorumluluğunda bulunduğu, davacı tarafından talep edilen rapor ücretinin makul giderlerden olduğu, ihtarname 24.09.2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olduğundan 8 iş günü sonrası olan 06.10.2020 tarihinde temerrüt oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.805,34 TL'nin 06.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, başvurunun usulden reddi, aksi halde yeni maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacı 18 yaş altında olduğundan raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'e göre alınması gerektiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, geçici iş göremezlik kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ödeme alınıp alınmadığının araştırılmadığını, davacıya sulh kapsamında 5.721,00 TL ödeme yapıldığını, ek talebin belirsiz alacak davası olarak istenemeyeceğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...maluliyet raporunun kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, raporda kaza ile illiyetin kurulduğu ve maluliyetin kalıcı olduğunun belirlendiği, alınan kusur raporunun denetime elverişli olduğu, davalı vekili tarafından dosyaya sulh-ibraname belgesi sunulmadığı, hesap yönteminin doğru olduğu, davalının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu, uyuşmazlık iş kazasına ilişkin olmadığından SGK ödemesi araştırılmasına gerek olmadığı, rapor ücretinin makul gider olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olduğu" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, araç türünün belirsiz olduğunu ve bu hususun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, 50 cc altı araçlarda trafik sigortası yaptırmanın zorunlu olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre rapor alınmamış olduğunu, ortopedik yaralanmalarda kaza tarihinden itibaren 12-18 ay geçmesi gerektiğini, kusur durumunun yanlış değerlendirildiğini, ehliyetsiz ve alkollü araç kullanmanın söz konusu olduğunu, kask ve koruyucu tertibat kullanılmadığını, hatır taşıması bulunduğunu, uzamış (ceza) zamanaşımının trafik sigortacısı hakkında uygulanamayacağını, geçici iş göremezlik ve rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, geçici iş göremezlik zararının ispat edilemediğini, davacıya sulh kapsamında 5.721,00 TL ödeme yapıldığını, ek talebin belirsiz alacak davası olarak istenemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü hakkında şikayetten feragat edildiğini, ceza soruşturması akıbetinin ve uzlaşma olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, her ne kadar davacıdaki maluliyet oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak %5 olarak kabul edilmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından bu doğrultuda karar verilmiş ise de, dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Şöyle ki; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in “Engel oranları alan kılavuzu”ndaki "Kas-iskelet sistemi" başlığı altında 3 üncü maddede yer alan "Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları" bölümünde; “Engellilik, hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişinin özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, kaza tarihi 24.04.2019, rapor düzenleme tarihi ise 12.03.2020 olup davacının yaralanmasının alt ekstremiteye ilişkin bulunduğu hususları dikkate alındığında, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında Yönetmelik ile belirlenen bir senelik zaman diliminin geçmemiş olduğu, karara esas alınan raporun davacının iyileşme süresi (bir sene) dolmadan düzenlendiği ve bu hali ile raporun karar vermeye elverişli ve yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının kaza tarihi itibarı ile geçerli mevzuat ve ekinde yer alan hükümlere göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak)karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.