Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/400 E. 2024/1240 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/400
- Karar No
- 2024/1240
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1647 Esas, - 2021/1799 Karar vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... Yazıcıoğlu, Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1-...İletişim ve Altın Ticareti A.Ş. vekilleri Avukat Meltem Başol, Avukat ... 2- ... (kendisine asaleten..., ...'e velayeten) vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret SAYISI : 03.07.2020 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile Metro Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş. adına sigortalı olan aracın 19.06.2012 tarihinde davalı...A.Ş.'nin sahibi ve diğer davalıların murisi ...'in sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu ağır hasara maruz kaldığını, tutulan tespit tutanağından davalı taraf vasıta sürücüsü müteveffa ...'ın %100 oranında asli tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, sigortalı araçta yaptırılan ekspertiz sonucunda rapora istinaden dava dışı sigortalıya 08.10.2012 tarihinde 490.000,00 TL hasar bedeli ödendiğini, bu aracın hasarlı hali ile 114,770,00 TL'ye satılarak bu bedelin tenzili sonucunda müvekkili şirketin bakiye 375.230,00 TL'sinin davalılardan rücuya tabi hasar alacağının kaldığını belirterek müvekkili şirketin 375.230,00 TL bakiye alacağın tahsili için Mersin 5. İcra Dairesinin 2013/1799 sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olarak kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı...İletişim vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafın öncelikle Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2013/1799 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin yetkiye ve takibe, borca, işlemiş faize ve tekmil takibe itiraz ettiğini, yapılan takibin usul ve yasaya uygun olmadığını, davaya konu kazada müvekkili şirkete izafe edilebilecek bir kusur ve bu bağlamda talep edilebilecek bir tazminatın söz konusu olmadığını, iddia edildiğinin aksine davada hayatını kaybeden araç sürücüsü ...’in %100 kusurunun olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı şirketin ödediği tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, hasarlı aracın bedelinin de çok düşük olduğunu, trafik kazasına Karayolları Genel Müdürlüğünün yol çalışmasında gerekli önlemleri almayarak yolun 1. şeridini kapatması ve ambulans sürücüsü ...’in 2. şeritte hiçbir uyarıcı önlem almayan park halindeki çekici ve dorse sürücüsü ...’nın aracına çarpmamak için sinyal dahi vermeden ve dikkatsizce sola direksiyon kırarak müvekkili şirkete ait araca çarpması ve bundan sonra zincirleme trafik kazasının oluşmasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağında ölen Yalçın’a tam kusur verildiğini, diğer hiçbir sürücüye kusur izafe edilmediğini, bu kusur oranı dağıtımının hukuk kurallarına, vicdana tamamen aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kusur oranının baz alınamayacağını, sözde alacaklı tarafın alacağını ekspertiz raporuna dayandırmakta ise de yapılan bu ekspertizi, hasarı, miktarı ve tekmil iş ve işlemleri, bu arada borcu ve kusuru kabul etmediklerini, şirkete izafe edilebilecek bir kusur ve bu bağlamda talep edilebilecek bir tazminatın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini, davacının asgari %20 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 19.06.2012 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araç sürücüsü ...'in vefat ettiğini, müvekkilleri aleyhine her ne kadar müteveffanın eşinin %100 oranında kusurlu olduğundan bahisle dava açılmış ise de taraflarınca ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/155 Tal. sayılı dosyasında yaptırılan kapsamlı bilirkişi raporunda müvekkilinin %50 kusurlu olduğunun belirtildiğini, müteveffanın bu kazada işçi olduğunu, kazadan işveren sorumlu olduğundan müvekkilleri aleyhine dava açılmasının hakkaniyet gereği doğru olmadığını, müvekkillerinin kötü niyetli olmadıklarını, hem babalarını kaybettiklerini hem de bu kadar yüklü miktarda bir borçla karşı karşıya kalan mağdur olan taraf olduklarını, bu sebeple kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacının müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibi başlatmış olması sebebiyle takip miktarının tamamı veya red-kabul oranlarına göre kısmi olarak %20 oranında icra tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf murisi araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek trafik konusunda uzman Prof. Dr. Makine Mühendisi ve Aktüerya konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.07.2017 tarihli rapor ile; davacı şirkete sigortalı ... plakalı otobüsün onarımının ekonomik olmadığı, pert-total kabulünün uygun olduğu, ikinci el ortalama piyasa değeri için belirlenen sigortalısına ödediği 490.000,00 TL ile sovtaj değeri için belirlenen ve kendisine ödenen 114.770,00 TL nin uygun oldukları, tam zıya nedeniyle uğradığı net zararın 375.230,00 TL olduğunun belirtildiği, hesap yönünden bu raporun yeterli görülerek hükme esas alınması gerektiği, 375.230,00 TL hasar bedelinden ise %50 kusur oranına karşılık 187.615,00 TL'nin ... plakalı araç sürücüsü ...'in mirasçısı olan davalılar ile ... plakalı araç maliki davalı...İletişim şirketinden tahsili gerektiği gerekçesiyle davacının itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davacı alacaklı sigorta şirketi tarafından davalı borçlular aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1799 sayılı takip dosyasında 187.615,00 TL asıl alacağın icra gideri, vekalet ücreti, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %13,75 faizi ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçluların itirazlarının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının ve davalıların koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...İletişim ve Altın Tic. A.Ş. vekili ve davacı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...İletişim ve Altın Tic.A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirket aleyhine başlatılan takip usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davanın kısmen kabul kararının hukuka uygun olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini, davada hayatını kaybeden araç sürücüsü ...’in %50 kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, ...'in kusursuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirketin hasarlı araç için ödediği tazminatın çok fahiş olduğunu, kaldı ki; esasen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 08.11.2019 tarihli raporunun bilimsel ve denetlenebilir olmaktan uzak, içerik olarak yetersiz bir rapor olduğunu, şöyle ki... Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/782 Esas-2015/1056 Karar sayılı dosyasında kazanın meydana gelmesinde ...'in %50 ...'in %50 oranında kusurlu bulunduğunu ve işbu raporu hükme esas alan mahkeme kararının kesinleştiğini, 08.11.2019 tarihli ATK raporu, 20.05.2016 tarihli raporun tekrarı niteliğinde, gerekçesiz, eksik ve yetersiz rapor olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müteveffanın kusurlu olduğu kabul edilse dahi %100 kusur oranının açıkça fahiş olduğunu, kaldı ki dosyada mevcut bilirkişi heyeti raporlarında ambulans sürücüsü ...'in kazada kusurlu olduğu yönünde ortak mütalâa yer almakta olduğunu, bu hususun ATK raporunda irdelenmediğini, ambulans sürücüsü ...'in dosyada mevcut 4 ayrı raporda kusurlu bulunmasına rağmen bu hususun hiç nazara alınmadığını ve kesinleşen... Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/782 Esas-2015/1056 Karar sayılı ilamına esas alınan rapora aykırı bir rapor verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esastan tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ...Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; işbu dava dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarında kusur tespitine ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldığını, kaza tespit raporunda müteveffa ...'in %100 asli kusurlu bulunmuş olduğunu, bilirkişi heyeti raporlarının kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporlar ile tamamen çeliştiğini, birbiri ile bu denli çelişen raporlar mevcutken karar verilmesi mümkün olmadığından raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacı ile düzenlenen... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 08.11.2019 tarihli raporu ile nihai olarak kusur tespitinin yapılması istendiğini, yerel mahkemece verilen nihai kararda gerekçelendirilmeksizin bir kısım raporlara üstünlük tanındığını ve işbu raporların hükme esas alındığını, çelişkileri gideren rapor yerine bu raporlara itibar edilmesinin sebebinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, karar gerekçelendirilmediğinden hukuki denetime elverişli olmadığını, aynı kazaya ilişkin... Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/782 Esas, 2015/1056 Karar sayılı ...'in ölümünden kaynaklı destek tazminatı için açılan dava dosyasında ...'in %50, ambulansın sürücüsü dava dışı ...'in %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiğini, huzurdaki dosya kapsamında verilen nihai kararda ''bu durumun gözetildiği'' belirtilerek aynı kusur oranlarının benimsendiğini, yerel mahkeme kararında aynı olguya ilişkin diğer bir mahkeme tarafından verilen kararın sorgulanmadan ve gerekçelendirilmeksizin benimsendiğinin ortada olduğunu, oysa her ne kadar mahkemeler arasında aynı olguya ilişkin verilecek kararların çelişkili olması hukuk güvenliğini tehlikeye atıyor ise de çelişki olmasın diye bir diğer mahkeme kararının sorgulanmadan benimsenmesinin bir o kadar mahkemelere olan güveni ve hukuk güvenliğini sarsacak nitelikte olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm kusur raporları irdelenerek Pozantı Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosya içeriği, trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri keşif ve ölü muayene tutanağı, bilirkişi raporları ve ... Trafik İhtisas Dairesi raporu içeriği, sürücülerin ve yolcuların ifadeleri, keşif tutanağı, kaza mahallini ve araçları gösterir fotoğrafların ve kamera görüntülerinin bulunduğu CD'lerin içeriği, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın vefat eden sürücü ...'in %50 kusuru ve sürücü ...'in de %50 oranında kusuru yönündeki yerel mahkeme kabulünün doğru görüldüğü, hükme esas alınan 10.07.2017 tarihli hesap raporu ile net zararın 375.230,00 TL olduğunun tespitinin de dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu bulunduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da haksız görüldüğünün kabulü ile hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı...İletişim Tic. A.Ş. vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya ilişkin tutulan tespit tutanağında ... plaka sayılı vasıta sürücüsü müteveffa ...'in %100 asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yine ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 20.05.2016 tarih ve 2984 sayılı raporu ve ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.11.2019 tarihli ile nihai kusur raporu ile de davalı sürücüsünün olayda %100 kusur oranı ile asli kusurlu bulunduğunu, mahkemece çelişkileri gideren rapora itibar edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.11.2019 tarihli raporu doğrultusunda haklı davalarının kabulü gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları araçla davacıya sigortalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücusuna dair başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301) maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacılardan...’in yargılama sırasında reşit olduğu ve ...'in temsil yetkisinin kalmadığı vekile verilen vekaletnamenin de bulunmadığı ve öncelikle davacı Hira Sıla'nın asaleten verilmiş vekaletnamesinin temin edilmesi gerektiğinin anlaşılmış olması karşısında bu hususun usul ekonomisi gereği bozma ilamı sonrası tamamlanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun’un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosya içerisinde bulunan Trafik Kazası Tespit Tutanağında; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 84 üncü maddesinde düzenlenen asli kusurlarından “arkadan çarpma” ve diğer kusurlarından 52 nci maddenin 1 inci bendinin B fıkrasını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, diğer sürücülerin ise kusurlarının olmadığı kanaatinin belirtildiği, hazırlık soruşturması aşamasında düzenlenen 09.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusursuz olduklarının belirtildiği, yargılama sırasında mahkemece makine mühendisleri ile inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 04.01.2016 tarihli rapor ile; davalı taraf murisi ...’in olayda %50 oranında kusurlu olduğu, davalı araç maliki...İletişim Şirketinin 2918 sayılı KTK'nın 85 inci maddesi gereğince davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu bulunduğu, olaya karışan...plakalı ambulansın sürücüsü dava dışı ...’in olayda %50 kusurlu olduğu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı otobüsün sürücüsü dava dışı Mahmut Mısırlı’nın olayda tamamen kusursuz olduğu, olaya karışan diğer araçların dava dışı sürücülerinin olayda tamamen kusursuz olduklarının tespit edildiği, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 20.05.2016 tarih ve 2984 sayılı raporunda; sürücü ...’in %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, makine mühendisleri ile taşıt tekniği konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 09.12.2016 tarihli rapor ile; davalı taraf murisi ...’in olayda %50 oranında kusurlu olduğu,...plakalı ambulansın sürücüsü dava dışı ...’in olayda %50 kusurlu olduğu, olaya karışan diğer araçların dava dışı sürücülerinin olayda tamamen kusursuz oldukları, en son alınan ve dosya kapsamında yer alan tüm raporlar irdelenerek, raporlar arasındaki çelişkiyi gideren... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.11.2019 tarih ve 11690 sayılı raporuyla Trafik İhtisas Dairesinde Genel Kurul oluşumu yer almadığından, Genel Kurulda görüşülmesi istemiyle gönderilen dosyanın Trafik ihtisas Dairesi bünyesinde oluşturulan 15.10.2019 tarihli "Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu"nda ele alındığı ve sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; ... ve... Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu ile davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek rapor düzenlenmiş ise de, 04.01.2016 tarihli ve 09.12.2016 tarihli raporların kusur yönünden birbirini doğruladığı, bu raporlarda davalı taraf sürücüsünün olayda %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı kazaya ilişkin olarak... Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/782 Esas, 2015/1056 Karar sayılı dava dosyasında ...,... ve... tarafından murisleri ...'in ölümünden kaynaklı destek tazminatı için açılan dava dosyasında yapılan yargılama sonunda kaza nedeniyle davalıya sigortalı sürücü olan ...'in %50 oranında kusurlu kabul edilerek karar verildiği gerekçeleriyle davalı taraf araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek düzenlenen hesap bilirkişi raporu karara esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı...İletişim ve Altın Tic. A.Ş. vekili ve davacı ...Ş. vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan kusur oranına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; tüm kusur raporlarının irdelendiği, ancak olayın meydana gelmesinde davalı taraf sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile istinaf istemlerinin esastan reddine dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin kararına dayanak olan ve... Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/782 -2015/1056 sayılı dava dosyasında karara esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafın %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmişse de bu kararın tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine derecattan geçmeden kesinleştiği, bölge adliye mahkemesince ise dosya kapsamında tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ve denetime elverişli görülen... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.11.2019 tarihli raporuyla tespit edilen kusur durumuna aykırı olarak olay tartışılarak yapılan değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Şu durumda mahkemece, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ve denetime elverişli ve yeterli görülen... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 08.11.2019 tarihli rapora göre davalı tarafın %100 kusurlu olduğunun kabulü ile sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.