Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3829 E. 2023/9253 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3829
Karar No
2023/9253
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/186 E., 2022/188 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/7819 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/181203 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 22.06.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, davacının oğlunun davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik kaydı ile 5.001,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 71.738,48 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilince ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, davacı tarafından eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası şeklinde dava ikamesinin hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması ve davacının gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının araştırılmasını, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması ve hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...aldırılan bilirkişi raporunda; davalı tarafından davacıya 23.02.2021 tarihinde 121.331,86 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesap sonunda davalıya ödenen tazminatın, ödenmesi gereken 199.805,14 TL tazminatın yaklaşık %40'ına karşılık geldiğinin anlaşıldığı, yapılan ödemenin yetersizliğine dair nihai değerlendirmenin heyete ait olduğu ve hesaplanan 200.071,02 TL tazminattan sigorta tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilerek mahsubu sonunda ilave tazminatın 71.738,748 TL olduğunun belirtildiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının yerinde görülmediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 71.738,48 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 05.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, hesaplamada esas alınması gereken teknik faizin %1,65 olduğunu, destek payı olarak anneye babanın payı da verilerek 2 pay üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, zira müteveffa destek ile babasının ölüm saatinin aynı olduğunu, müteveffa emniyet kemeri takmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmasının uygun olduğu, aynı kazada babanın da ölmesi nedeni ile payının davacı anneye verilmesinde isabetsizlik olmadığı, desteğin vefatında müterafik kusuru olduğunun kanıtlanamadığı, Hakemlikçe davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun olduğu" gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde,davacı tarafından veraset ilamı ve güncel vukuatlı nüfus kayıt örneğinin sunulmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, aktüer hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının hatalı olduğunu, iskonto oranının %1,65 olduğunu, destek payı hesaplanırken davacı anneye ölen babanın payının da verilmesinin hatalı olduğunu zira babanın aynı kazada ve destek ile aynı anda vefat ettiğini, kaldı ki baba daha sonra vefat etmiş olsaydı dahi tam kusurlu olduğu için baba için hesaplama yapılamayacağını, müteveffanın emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespiti gerektiğini, kazada ebeveyn olarak gerekli gözetim yükümünün de yerine getirilmediğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının oğlunun vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının hesabı yapılması böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Somut olayda destek Adem, babasının kullandığı araçta yolcu iken meydana gelen kazada ve tam kusurlu olan sürücü babası ile aynı anda vefat etmiştir. Bu durumda müteveffa babasının vefat eden oğlu yönünden destekten yoksun kalma durumu oluşamayacağından baba için destek payı ayrılmadan hesaplama yapılması gerekecektir. Ayrıca hükme esas alınan 15.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne için ayrılan destek paylarının hangi esasa göre belirlendiği tam olarak anlaşılamamakla birlikte Dairemiz uygulamalarına uygun olmadığı görülmüştür. O halde, İtiraz Hakem Heyetince temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alınarak ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları ve açıklamalar esas alınmak suretiyle davacının hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda aktüer bilirkişiden denetime elverişli olacak şekilde ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir. 3.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3829, K. 2023/9253, T. 14.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3829-e-2023-9253-k-81ecccef8a6e