Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3343 E. 2022/11842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3343
- Karar No
- 2022/11842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/12/2019 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesince verilen 29/12/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
1) Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Somut olayda; davacı 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince davacının istemi tümden kabul edilmiş; bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, bu karara karşı da davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır. Davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Davacının katılma yoluyla temyiz dilekçesi yönünden; Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2). Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nun 348. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 348. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ile davacıya geri verilmesine, 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.