Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3234 E. 2025/3088 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3234
- Karar No
- 2025/3088
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2074 E., 2021/2258 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/570 E., 2021/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'a 04/04/2011 günü sözleşme ile 01.07.2011 vade tarihli 43.000,00 Euro ve 27.12.2011 günü sözleşme ile 15.02.2012 vade tarihli 25.000,00 Euro olmak üzere toplam 68.000,00 Euro borç verdiğini, ...'ın borcunu ödemeden 04.10.2015 tarihinde yurt dışında vefat ettiğini, geriye davalıların mirasçı olarak kaldığını, davacının alacağını tahsil için davalılara ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/687 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını ve takibin usulüne uygun yapılan tebligatlarla kesinleştiğini, muris ...'ın alacaklıya zarar vermek kastı ile ... ilçesi ... Mevkiinde kain 700 ada 5 parsel sayılı taşınmazını diğer davalı ...'e devrettiğini, bu davalının da davalı ...'a devrettiğini belirterek taşınmazın devrine ilişkin bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, borçlu ...'ın terekesi borca batık olduğundan mirasın hükmen reddini talep ettiklerini, dolayısıyla işbu davada taraf sıfatlarının da kalmayacağını, muris ...'ın yaptığı satışların gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; tarafların hiçbirini tanımadığını, dava konusu edilen 700 ada 5 parsel sayılı taşınmazı bir akrabası aracılığı ile ... Belediyesinde çalışan ... isimli kişiden bedelini elden ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aciz vesikası olmadan davayı açamayacağını, davacı taraf açısından 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın ilk olarak 14.04.2014 tarihinde taşınmaz satış sözleşmesinin yapıldığı, İİK 284 maddesine göre bu davalar batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer hükmü gereği davacının söz konusu davayı beş yıl geçtikten sonra açtığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışın yapıldığı tarih olan 14.07.2014 tarihinden sonra davanın 18.10.2019 tarihinde açılmış olduğu, dolayısıyla 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı belirtilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muris ...'ın davalı ...'e dava konusu taşınmazı 14.07.2014 tarihinde tapuda satış göstermek suretiyle devrettiğini, davacının muristen olan alacağı için 07.10.2016 tarihinde ... İcra Dairesi 2016/687 Esas sayılı icra takibinin ikame edildiğini, taşınmazın devir tarihi ile icra takibi arasında 5 yıldan daha az süre olduğu gözetilmeden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, taşınmazın ...'e devir tarihi 14.07.2014 olduğu halde ilk derece mahkemesince yazılan gerekçeli kararda taşınmazın devir tarihi olarak 14.04.2014 alındığını, taşınmazın devir tarihinin gerekçeli kararda yanlış yazılmasının ilk derece mahkemesi kararı için bozma sebebi olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu tasarrufun 14.07.2014 tarihinde yapıldığı, davanın ise 18.10.2019 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, İİK'nun 284.maddesi gereği 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.