Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3174 E. 2022/13292 K. – Sigorta Tahkim
Konu: Sigorta Tahkim
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3174
- Karar No
- 2022/13292
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Tahkim
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralanıp malul kaldığını açıklayıp 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile 127.794,82 TL’nin tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile hakem heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalının maluliyet raporuna yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmiş ise de düzenlenen raporun yönetmelikte belirlenen formata uygun olmadığı, davacının kaza nedeni ile gördüğü tedavilere ve kaza ile araz arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin bilgilere yer verilmediği, raporun bilirkişi raporu şeklinde düzenlendiği anlaşılmakta olup rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir. Buna göre hakem heyetince yapılacak iş, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının tedavilerine ve illiyet bağına ilişkin bilgilere de yer verilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve formatına uygun rapor alınarak, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da dikkate alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olup kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Davalının kusura yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Somut olayda, davacının idaresindeki motosiklet ile davalıya trafik sigortalı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, tazminatın belirlenmesine yönelik alınan raporda davalının tam kusuruna göre tazminat hesabı yapılmış, hakem heyetince de kusura ilişkin gerekçelere yer verilmeyerek davalının tam kusuruna göre karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi kararın gerekçesinde olayın nasıl meydana geldiği, davacının ve davalıya sigortalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu ve trafik akışına göre hangi kuralları ihlal ettiği, maddi vakıanın ne şekilde ele alınarak kabul edildiği, çarpmanın nasıl, nerede gerçekleştiği, davacının ve davalının sürücüsünün kaza anındaki seyirleri gibi hususların nasıl kabul gördüğü de açıklanmamıştır. Buna göre; yukarıda anlatılanlar doğrultusunda kusur tespiti yapılmak ve kusurun tespitine yönelik tarafların itirazları da sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzere de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 4-Davalının müterafik kusura yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Somut olayda tedaviye ilişkin belgelerin incelenmesinde davacının çenesinden yaralandığı ve alt yüzde sabit skar izi bulunduğu yazılıdır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davaya konu kaza, davacının motosiklet ile seyri sırasında gerçekleşmiş olup Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesine göre davacının koruma başlığı takması zorunludur. Açıklanan nedenlerle, tüm dosya kapsamına, yaralanmanın ve maluliyete esas teşkil eden arazın niteliğine göre davacının kaza sırasında kaskının takılı olup olmadığının ve kask takmamasının zararın oluşumuna veya artmasına etkisinin olup olmadığının tartışılarak müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilecek olursa Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmek üzere de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.