Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/290 E. 2024/3613 K. – Hayat Sigorta

Konu: Hayat Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Prim İade

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/290
Karar No
2024/3613
Karar Tarihi
Konu
Hayat Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Prim İade

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1022 E., 2021/1202 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/827 E., 2021/215 K. Taraflar arasındaki hayat sigorta poliçesinden kaynaklı prim iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı AEGON Emekliliğin acentesi Yuvam Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.-... arasında 22.11.2013 tarihli ROP13110655 poliçe nolu 15 yıllık prim iadeli hayat sigortası imzalandığını, buna göre müvekkilinin 15 yıl boyunca belirli bir miktar prim ödeyeceğini, 15 yılın sonunda risk gerçekleşmediği takdirde ödenen primlerin sigorta ettirene hiç bir kesinti yapılmaksızın iade edileceğini, bahse konu sigorta primlerinin sigorta şirketi tarafından tahsilini sağlamak amacıyla müvekkiline ait Vakıfbank'a ait karttan her ay çekilmesi için sigorta şirketine talimat verildiğini, yaklaşık 4 yıl boyunca müvekkilinin sigorta primlerinin bu karttan çekildiğini, müvekkilinin kredi kartının geçerliliğinin devam ettiği ve limitinin bulunduğu halde 22.03.2017 vade tarihli primin sigorta şirketi tarafından tahsil edilmediğini, davalı sigorta şirketince mart ayı priminin çekilmediğini, 2 ay prim borcunun aksatılmasının fesih sebebi olacağının müvekkiline mail yoluyla bildirdiğini, tahsil edilmeyen sigorta primlerini müvekkilinin AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. hesabına gönderdiğini, 06.06.2017 tarihinde Akbank Tokat Şubesi aracılığı ile 5.775,00 TL (3 aylık prim karşılığı) müvekkiline iade edildiğini, daha sonra başvuru formunda belirtilen karttan primlerin çekilmesi gerektiği hususun Tokat 5. Noterliği'nin 23 Haziran 2017 tarih ve 05317 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini, Tokat C.Başsavcılığındaki bir soruşturma dosyası olmasından bahisle prim ödemesinin bilinçli olarak alınmadığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketinin hiçbir hukuki dayanak olmaksızın sigorta poliçesini tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 44 aylık prim karşığı olan 87.625,00 TL'nin (22.655,60 USD, 08.12.2017 tarihli Merkez Bankası Dolar Kuru üzerinden Türk Lirası olarak hesaplandığını) davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiş, 19.01.2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 44 aylık prim karşılığı olan 22.655,60 USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası ABD Doları efektif satış kuru üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, davacının müvekkili şirket nezdinde prim iadeli hayat sigortası poliçesine ilişkin olduğunu, poliçenin başlangıç tarihinin 30.11.2013, bitiş tarihinin 30.11.2028 olmakla birlikte 15 yıllık olarak düzenlendiğini, poliçenin 14.08.2017 tarihinden beri tenzil sürecinde olduğunu, poliçenin yürürlük bakımından durdurulduğunu, davacının doğan bir zararının bulunmadığını, davayı açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin şüpheli işlem kapsamında hakkında soruşturma açılan davacının poliçesi hakkında hukuka uygun olarak işlem yapıldığını, davaya konu poliçenin özel şartlara uygun olarak sonlandırılabileceğini, davacının dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan denetime açık, usul ve yasaya uygun hazırlanan bilirkişi raporunda, davacının toplam 41 ay için 21.110,90 USD ödeme yaptığı, davacının poliçe özel şartlarındaki poliçenin sona ermesi şartlarını bozmadığı, davalının ödeme durdurma işlemini kendi insiyatifinde karar aldığı ve bu karar ile ilgili Hayat Sigortası Genel Şartları gereği tebliğ/ihbar maddesine uymadığı, davacıdan kaynaklanan ödeme ile ilgili bir problemin bulunmaması nedeni ile, poliçedeki özel şartlarda belirlenmiş satın alma kesintilerinin uygulanmadan poliçenin başlangıç tarihinden iptal edilerek hiçbir kesinti yapılmadan davacı sigortalıya iade edilmesinin ifade edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.110,90 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 22.655,60 USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası ABD Doları efektif satış kuru üzerinden, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ve ıslah ile harcı yatırılan 169.894,34 TL dava değeri üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirken dava dilekçesinde belirtilen meblağ üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;dosyada bulunan olayın gerçekliğinden uzak ve davanın esasına ilişkin değerlendirme yapılmayan bilirkişi raporlarına dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, müvekkili şirketin davaya konu olayda basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini, dava dilekçesinde faiz talep edilmediğini, ıslah dilekçesinde talep edilen faiz yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin değerlendirildiği, bilirkişi incelemesi yapıldığı, hükme esas alınan denetime açık, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda; davacının toplam 41 ay için 21.110,90 USD ödeme yaptığı, davacının poliçe özel şartlarındaki poliçenin sona ermesi şartlarını bozmadığı, davalının ödeme durdurma işlemini kendi insiyatifinde karar aldığı ve bu karar ile ilgili Hayat Sigortası Genel Şartları gereği tebliğ/ihbar maddesine uymadığı, davacıdan kaynaklanan ödeme ile ilgili bir problemin bulunmaması nedeni ile poliçedeki özel şartlarda belirlenmiş, satın alma kesintilerinin uygulanmadan poliçenin başlangıç tarihinden iptal edilerek hiçbir kesinti yapılmadan davacı sigortalıya iade edilmesinin belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hayat sigorta poliçesinden kaynaklı ödenen primin iadesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası, taraflar arasında düzenlenen hayat sigorta poliçesi özel ve genel şartları 3. Değerlendirme: 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. TBK'nın 99/3 üncü maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 44 aylık prim karşığı olan 87.625,00 TL'nin (22.655,60 USD, 08.12.2017 tarihli Merkez Bankası Dolar Kuru üzerinden Türk lirası olarak hesaplandığını) davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini, ıslah dilekçesi ile de 44 aylık prim karşılığı olan 22.655,60 USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası ABD Doları efektif satış kuru üzerinden, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulü ile 21.110,90 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de davacı vekilinin talebi 22.655,60 USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası ABD Doları efektif satış kuru üzerinden, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesine yönelik olup, talep aşılarak USD cinsinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. 3. Davacının talebi dikkate alınarak davacı lehine ıslah tarihindeki T.C. Merkez Bankası ABD Doları efektif satış kuru üzerinden yapılacak hesaplamaya göre vekalet ücreti takdiri gerekirken dava tarihindeki değer üzerinden vekalet ücreti hesabı doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekili, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinde yer alan " 21.110,90 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresi çıkartılarak yerine ''21.110,90 USD'nin fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi hükmünce USD cinsinden yabancı para ile bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ve 5. bendinde yer alan ''..11.397,84 TL '' ibaresi yerine ''..18.028,86 TL'' ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/290, K. 2024/3613, T. 22.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-290-e-2024-3613-k-8b70f55c20a6