Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2772 E. 2025/1705 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2772
- Karar No
- 2025/1705
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1190 E., 2021/1484 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/276 E., 2020/274 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Gazetecilik A.Ş.'ne kayyum olarak atandığını, yapılan araştırmada şirkete ait 34 US 3250 plakalı aracın mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak 20.11.2015 tarihinde şirket çalışanı ...'ye satıldığını, satışla ilgili şirket kasasında artış görülmediğini belirterek bu muvazaalı satışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin çalıştığı iş yerinden alacağı olduğunu, bu alacağa karşılık olarak 60.000,00 TL'ye satın aldığını mal kaçırma amacının olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu aracın davalıya yapılan devirden sonra, 06.12.2019 tarihli noter satış sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya devir işleminin yapıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri davalı aleyhine hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın esastan kabulüne karar verilmesi gerektiğini, sonradan devrin idari işlem sonucu yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, BK'nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde birliğiyle karar verildi.