Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12311 E. 2024/12620 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12311
- Karar No
- 2024/12620
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/344 E., 2024/1354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/65 E., 2022/317 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; asıl borçlunun ... Ajansı A.Ş olduğu borçlar yüzünden Kurum tarafından 2019/16894,16895,16893 sayılı dosyalar üzerinden ödeme emri gönderildiğini, 26.02.2022 de tebliğ edildiğini, borcun asıl borçlu tarafından yapılandırıldığını, bu durumda yeni bir hukuki durum oluşmakla yapılandırma sırasında şirket yetkilisi olmayan davacının sorumluluğunun ortadan kalktığını, bunun dışında yönetici olmadığı dönemlerdeki borçlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 04.04.2018'de yöneticilikten istifa ettiğini, yöneticilik sırasında aktif olmadığını, şirketin sevk ve idaresine katılmadığını, pozisyonu ve mali işlere yönelik yetki sınırı dikkate alındığında borçlardan sorumlu tutulmaması gerektiği, sorumluluk için tam yetkili olması gerektiği, şirketin aile şirketi olduğunu, sevk ve idaresi konusunda dar yetkili olduğunu şirket hakkında işlemler tamamlanmadığından yöneticiye başvurulamayacağını, şirketin mal varlığından tahsilin mümkün olmadığının kanıtlanması gerektiğini, emsal yargıtay kararları bulunduğunu, davacının borcun ödenmemesinde kusuru olmadığını, sigorta primleri dışında kalan alacaklardan dolayı sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki süre husumet itirazında bulunduğunu, davacının 01.09.2015-10.04.2018 dönemi yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, dolayısıyla takip konusu borçlardan sorumlu olduğunu, şirket ile ilgili yapılan araştırmada adına kayıtlı tapu ve araç bulunmadığını, yapılandırma başvurusu olduğunu ancak 2018 ve 2017 tarihli yapılandırmalarda ödeme yapılmadığını 2016 tarihinde yapılandırma sonrası 30.05.2017'de 11.188-TL, 02.01.2012'de 11,350-TL ödeme yapıldığını, başka bir ödeme olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...Davacının ticaret sicil kayıtlarına göre 2014-28.03.2018 dönemi yönetim kurulu üyesi olduğu sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesine göre borcun tamamından sorumluluğu bulunmaktadır. Yapılandırma varsa da borç ödenmemiş davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerinde yapılan kısmi ödemeler dikkate alınmış olup bu sebeple borç miktarında değişiklik olmadığı, davacının sorumluluğunun ortadan kalkmadığı anlaşılmıştır. Asıl prim borçlusundan tahsilat yapılamayacağının anlaşılması ise müşterek müteselsil sorumluluk ön gördüğünden takibe engel değildir. Dolayısıyla davacının ödeme emrinin iptaline dair gösterdiği gerekçelerin yasal geçerliliği bulunmadığı davanın haksız açıldığı anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile Davacının davaya konu ettiği 2019/16893, 16894, 16895 sayılı dosyalar bakımından ödeme emirlerinin iptali isteğinin reddine, Davalının %10 tazminat isteği talebinin reddine,'' şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. İstinaf dilekçesindeki hususları tekrar ettiğini. c. Dava konusu borçlardan sorumlu olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.