Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2238 E. 2023/7762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2238
- Karar No
- 2023/7762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/35 Değişik İş, 2022/41 Karar SAYISI : 2022/İHK-340 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kabulü ile Karar Kaldırılarak Davanın Usulden Reddine SAYISI : K-2021/146241 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazın kabulü ile karar kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.08.2020 tarihinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, kaza tespit tutanağında her ne kadar davacının yolcu olduğu araç sürücüsü kusurlu bulunmuş ise de soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda meçhul araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç nedeniyle Güvence Hesabının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 30.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 116.219,68 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yolcusu olduğu aracın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın varlığının ve kazaya bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı yanca ispat edilmesi gerektiğini, aksi kanaat halinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak güncel rapor alınması gerektiğini, kusur tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun hükme esas alındığı, alınan kusur raporunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğu, alınan hesap raporunun benimsendiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 116.219,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; geçerli bir başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya sebebiyet verdiğinin davacı yanca ispatı gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının yolcu konumunda olduğu aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ile alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacı kaza tarihinde 8 yaşında olup anne babanın bakım gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davalının sorumlu olmadığını, iyileşme süresi tamamlanmadan kazadan 7 ay sonra maluliyet raporunun tanzim edildiğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, pasif dönem başlangıcı olarak 60 yaşın kabulü gerektiğini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden faiz isteme hakkının bulunmadığı, aksi kanaat halinde başvuru tarihinden itibaren faiz işletileceğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazının kabulü ile ... kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan raporun usul ve yasaya uygun olduğunu, davalıya yapılan ön başvuruda davalının rapora bir itirazı olmadığını, klavikula kırığı için 12 ay beklenmesinin gerekli olmadığını, davalıya gerekli başvuru şartının yerine getirildiğini, hakem heyetinin araştırma yapmakla yükümlü olduğunu, sadece evrak üzerinden karar verme yetkisinin sınırlı bir yetki olmadığını ileri sürerek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı 17.08.2020 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 30 uncu maddesinin 12 ve 23 üncü fıkraları, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 12.03.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının trafik kazası sonucu klavikula kırığına bağlı omuz eklem ankilozu nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak belirlenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; maluliyet raporu 12 aylık iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiği gibi davacının sağlık kurulu raporu temini için davalı kuruma başvurmaması nedeniyle rapor temininin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, davalıya uygun raporla başvurulmadığı, bu hususun dava şartı olup bu eksikliğin davacıya süre verilerek tamamlanmasının mümkün olmadığı, tamamlanabilir dava şartı olarak kabulü halinde dahi 2 aylık karar verme süresinin yeterli olmadığı, ayrıca covid-19 pandemisi nedeniyle hastanelerin rapor temini için uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Her ne kadar 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği ... dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 23 üncü fıkrası uyarınca kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı benimsenmiş olup hakem heyeti özel ve teknik konularda bilirkişi seçimine de karar verebilmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. UYAP ortamında yapılan sorgulamada (Dairenin 2022/5259 esas sayısında kayıtlı) davacının yolcu konumunda olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısı olan Sompo Sigorta A.Ş aleyhine de 15.06.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.115096 sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle dava açtığı, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda %5 maluliyet oranı ve tam kusur üzerinden hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının hüküm altına alındığı anlaşılmakla; davacı dava dışı araçta yolcu olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı, tazminatın tekerrür oluşturacak biçimde tahsilinin mümkün olabileceği görülmüştür. Davacı yolcunun aynı kazadan kaynaklı maluliyeti için iki ayrı davada iki kez tazminata hükmedilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açabileceğinden, İtiraz Hakem Heyetince 2022/İHK-7997 sayılı ve 16.02.2022 tarihli olan diğer karar gözetilerek eldeki dosyada tahsilde tekerrür olmamak kaydının düşülmesi gerekir. VI. KARAR Değerlendirme bölümün (1) ve (2) nolu bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.