Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16912 E. 2023/3002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16912
Karar No
2023/3002
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/270 E., 2021/76 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece , mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, borçlu ... hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazını mal kaçırma amacı ile önce davalı ... 'a onun da davalı ... 'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.12.2013 tarihli ve 2013/181 Esas, 2013/882 sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın aciz halinde olan borçlu tarafından davalı kardeşlere satılmasının mal kaçırma amacını gösterdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 20.09.2017 tarih ve 2016/7155 Esas, 2017 /8147 Karar sayılı ilamında ; ".... Somut olayda, dava konusu taşınmaz borçlu ... tarafından 10.08.2009 tarihinde davalı ...'a onun tarafında da 21.08.2009 tarihinde dava dışı ... Petrol ...Ltd.Ştine satılmıştır. Davalı ... taşınmazı satın alan şahıs olmayıp ... Petrol ...Ltd.Şti'nin temsilcisi olup bu sıfatla tapu işlemlerini gerçekleştirmiştir. Yargılama sırasında ... Petrol ...Ltd.Şti vekili müdahale dilekçesi de verdiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar da verilmemiştir. Davacı dava dilekçesinde her iki satış yönünden de iptal istediğinden öncelikle dava dışı ... Petrol ...Ltd.Şti'nin davaya dahili sağlanarak İİK'nun 277 ve 280.maddelerindeki iptal koşullarının araştırılmasının yapılması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayrıdır." gerekçesi ile bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı borçlu ile diğer davalılar arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmadığı, satışın muvazaalı olduğunun ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, borçlu ile diğer davalıların aynı iş kolunda olduklarını, ... ve Rıza'nın kardeş olduklarını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirse de karar sonuç itibari ile doğru olduğundan davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK 280/3 maddesi "borçlunun ticari işletmesinin ya da iş yerinde bulunan ticari mallarının tamamını veya önemli bir kısmını borçludan devir ya da satın alarak işletmeye başlayan yahut bu malların bir kısmını borçludan almakla beraber iş yerini sonradan işgal eden 3. kişinin borçlunun alacaklarına zarar vermek kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ettiği kabul edilir. Bu karinenin aksi ancak alacaklıya sözü geçen devrin satış veya ticari işletmenin terk edildiği tarihten en az 3 ay önce durumun yazılı olarak bildirildiği veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaların asılmasıyla birlikte ticari sicil gazetesiyle bu mümkün olmadığı taktirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğu ispat edilerek çürütülebilir." hükmünü içermektedir. Somut olayda; dava konusu 373 nolu parsel üzerinde akaryakıt istasyonu vardır. Bu istasyonla birlikte taşınmaz 10.08.2009 tarihinde borçlu tarafından davalı ...'a satılmıştır. Tanık ... mahkemede alınan ifadesinde borçlu ...'nin bu işletmeyi yaklaşık 10 yıl öncesine kadar işlettiğini daha sonra satılık olarak 1-2 yıl boş kaldığını belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, borçlunun vergi ve ticaret odası kayıtları da incelenmek sureti ile 10.08.2009 tarihinde istasyonun faaliyette olup olmadığı tespit edilerek, faaliyet halinde iken devrinin tesbiti halinde borçlu ve üçüncü kişi ... arasındaki satışın İİK'nın 280/3. maddesi gereğince iptaline, aksi durumda şimdiki gibi reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16912, K. 2023/3002, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16912-e-2023-3002-k-ade6e00bb1bb