Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1648 E. 2023/7986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1648
- Karar No
- 2023/7986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1032 Değişik İş- 2021/1032 Karar SAYISI : İHK-2021/43530 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kısmen Kabulü / Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : K-2021/142129 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucu karşı araç sürücüsü davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında talebini ıslah dilekçesi ile 69.206,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığından usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınarak tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususu araştırılarak takılı olmadığının tespit edilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının % 14 oranında malul kaldığının tespit edildiği, kaza tespit tutanağında ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda tarafların eşit kusurlu olduğunun belirlenmesi nedeniyle tazminat hesabında davalının % 50 oranındaki kusuru esas alınarak hesaplama yapıldığı, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı'' gerekçesiyle başvurunun kabulü 69.206,00 TL'nin 15.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tarafların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınarak tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususu araştırılarak takılı olmadığının tespit edilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle indirimi uygulanması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 08.03.2021 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının tedavi evrakları incelenmek, fiziki muayenesi yapılmak ve kaza ile illiyeti bağı kurulmak suretiyle % 14 oranında iş gücü kaybına uğradığının tespit edildiği ve raporun usul ve mevzuata uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı vekilinin, müterafık kusur sebeplerinin araştırılarak indirim yapılması gerektiği yönündeki itirazı genel nitelikte bir itiraz olup, somut deliller ile ortaya konulmamış olduğundan bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, mevcut genel şartlarda yer alan % 1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması yönündeki davalı itirazı yerinde bulunarak, aktüer bilirkişiden alınan ek raporda sürekli iş göremezlik tazminatının 50.044,38 TL olarak hesaplandığı ve başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu'' gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 50.044,38 TL tazminatının 15.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince % 1.8 teknik faiz yöntemi uyarınca hazırlanan ek bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tarafların kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınarak tespit edilmesi gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ... Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve ... tarafından da karara esas kabul edilen aktüer ek bilirkişi raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; İtiraz Hakem Heyetince de davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı kabul edilerek bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklanan özür oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (karara davacı tarafından itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına, 3 (a ve b) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı yararına temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.