Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16309 E. 2024/13296 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16309
- Karar No
- 2024/13296
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/670 D.İş, 2022/676 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 206.075,35 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı gideri talebinin poliçe teminat kapsamında olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının %17 oranında malul kaldığının tespit edildiği, Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/717 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 27.05.2021 tarihli kusur raporunda, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı motorsiklet sürücüsünün ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle 206.075,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca öncelikle hukuki anlamda bir ibranamenin varlığının şart olduğu, somut olayda ibranamede başvuran tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, bu nedenle ödeme ile davalının sorumluluğunun sona erdiğinden bahsedilemeyeceği, davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca müterafik kusur durumunda %20 oranında indirim yapılması gerektiği, somut olayda davacının yaralanmalarının çoğunun baş bölgesi dışında kalan deri yaralanması ve kemik kırıklarından oluştuğu, kask takmaması sonucu baş bölgesindeki maluliyet oranının %5-8 arası olduğu, davacının toplam %17 oranındaki maluliyet oranı gözetildiğinde %20 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, bu nedenle %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 185.467,82 sürekli iş göremezlik tazminatının 03.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı şirketin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle tarafların kusur durumlarının belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, aktüer bilirkişi raporunda davacıya yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığının belirlenmiş olmasına ve ödenen tutarın tazminat tutarından mahsup edilmiş olmasına, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, davacı sürücü olup, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını gerektirir bir neden bulunmadığının anlaşılmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; a-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davacı motorsiklet sürücüsünün ''geçmenin yasak olduğu yerlerden geçmek'' kuralını ihlal ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise ''sola dönüş kurallarına riayet etmemek'' kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği, Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/717 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 27.05.2021 tarihli kusur raporunda, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacı motorsiklet sürücüsünün ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirlendiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının %25 oranında, sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. b-) 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile %10 oranında indirim uygulanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.