Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16284 E. 2024/13292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16284
Karar No
2024/13292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/883 Değişik İş, 2022/888 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri ile 1.200,00 TL adli tıp rapor ücreti ve 316,00 TL muayene masrafının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 410.000,00 TL, geçici iş göremezlik talebini 29.366,86 TL ve geçici bakıcı gideri talebini 2.943,00 TL olmak üzere toplam talebini 442.309,86 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalı şirketin poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağında dava konusu tek taraflı kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğinin tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 31 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, sağlık giderleri teminat limiti kapsamında olduğundan 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri ve makul giderler olarak 1.200,00 TL adli rapor ücreti, 316,00 TL muayene ücreti olmak üzere toplam 414.459,00 TL maddi tazminatın 08.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazları yönünden yapılan incelemede; geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin poliçe teminatı kapsamında olduğu, geçici iş göremezlik gideri tazminatından davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu ve söz konusu tutarın tedavi giderleri kapsamında ödenmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu, davalı vekilinin itirazları yönünden yapılan incelemede; dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, sigortalı araç sürücüsü ile başvuru sahibinin arkadaş oldukları, başvuru sahibinin araçta hatır için taşındığını belirten bir belge dosyada bulunmadığından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkin itirazın yerinde olmadığı, başvuranın soruşturma dosyasında alınan ifadesinde ‘’…aracın bir anda kaza yaptığını ve çarpmanın etkisiyle araçtan fırladığını...’’ beyan ettiği, bu haliyle davacının emniyet kemeri takmadığı anlaşıldığından müterafik kusur yönünden takdiren % 20 oranında indirim yapılması gerektiği, bu yöne ilişkin davalı vekilinin itirazının yerinde olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin geçici iş göremezlik yönünden, davalı vekilinin müterafik kusur ve vekalet ücreti yönünden itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 328.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, sağlık giderleri teminat limiti kapsamında olduğundan 2.354,4 TL geçici bakıcı gideri, 23.493,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve makul giderler olarak 1.200,00 TL adli rapor ücreti, 316,00 TL muayene ücreti olmak üzere toplam 355.363,88 TL tutarında tazminatın 08.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indiriminin poliçe limiti üzerinden değil, aktüer bilirkişi raporunda belirlenen ödenebilir sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinden yapılması gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazaya ilişkin sürücü ve yolcu bilgileri belirli olmayıp bu hususun ispat edilemediğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, davalı kuruma usul ve yasaya uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalanan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/61 sayılı soruşturma dosyasında, dava konusu kaza nedeniyle dava dışı sürücü .... hakkında yürütülen soruşturma kapsamında şikayet yokluğu sebebiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve davacı ...'ın sigortalı araçta yolcu olduğunun belirlenmiş olmasına, davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyanın incelenmesinde, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemiyle davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranı ve %31 maluliyet oranına göre davalı şirket tarafından başvuru sahibine ödenebilir sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 1.258.973,75 TL, 180 gün için geçici iş göremezlik tazminat tutarının 29.366,86 TL ve 30 gün için bakıcı gideri tazminat tutarının 2.943,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından başvuranın soruşturma dosyasında alınan ifadesinde ‘’…aracın bir anda kaza yaptığını ve çarpmanın etkisiyle araçtan fırladığını...’’ beyan ettiği, bu haliyle davacının emniyet kemeri takmadığı gerekçesiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine karar verilmiş, müterafik kusur indiriminin ise aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan toplam tazminat tutarı üzerinden değil, davalı ... şirketinin poliçe limiti olan 410.000,00 TL üzerinden yapılması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 328.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.354,4 TL geçici bakıcı gideri ve 23.493,48 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indiriminin davalı ... şirketinin poliçe limiti üzerinden değil, bilirkişi raporu sonucu belirlenen gerçek zarar üzerinden yapılarak (davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti gözetilerek) sonuca gidilmesi gerekirken, poliçe limiti üzerinden müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.01.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen ''epilepsi'' arızası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %5, ''zihinsel ruhsal davranışsal bozuklukları'' arızası nedeniyle %20 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında ''epilepsi'' ve ''zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar'' tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “epilepsi; nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar” ve ''zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar'' olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde nöroloji uzmanı ve psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın maluliyet raporu yönünden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. b-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacı ve sürücünün arkadaş oldukları sabit olup, davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilmek ve hesaplanan toplam tazminat miktarı üzerinden Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile davacı yararına, 3 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı yararına temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16284, K. 2024/13292, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16284-e-2024-13292-k-327bca55b613