Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14231 E. 2024/12537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14231
Karar No
2024/12537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/868 D.İş - 2022/872 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 10.07.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak toplam 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 293.120,52 TL'ye yükseltmiştr. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 293.120,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulü ile toplam 270.992,18 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eksik evrakla başvurduğunu, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşmediklerini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur değerlendirmesinin isabetli bulunmasına, hesaplama yönteminin içtihatlara uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında; davalı sorumluluğundaki sigortasız araç sürücüsünün, davacının eniştesi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda TBK’nın 51 inci maddesi gereğince %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Somut olayda; kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasındaki ifadelerinden sürücünün davacının eniştesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, trafik sigortası bulunmayan araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile yakın akraba oldukları sabittir. Yakın akrabalar arası taşımanın ahlaki bir görevin ifası olduğu gözetildiğinde sürücünün davacıdan ücret talep etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediğinden hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun 2. bentteki bozma kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14231, K. 2024/12537, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14231-e-2024-12537-k-4e219fb4e6da