Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16136 E. 2025/4956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16136
Karar No
2025/4956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1710 E., 2022/1780 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/512 E., 2020/249 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası Anonim Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müflis davacı şirketin dava konusu İzmir İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2012 ada, 18 parselde kayıtlı taşınmazı 28/12/2012 tarihli satış sözleşmesi ile 8.000.000 TL bedelle davalı ...ye sattığını, davalı ... San.ve Tic.A.Ş.'nin müflis şirketten 4.000.000 Euro ipotek yükü ile birlikte 8.000.000 TL bedelle satın aldığı taşınmazı 6 ay sonra 28/06/2013 tarihinde 8.500.000 TL bedelle davalı Asya Katılım Bankası A.Ş.'ye satmak suretiyle devrettiğini, müflis şirket ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin aynı sermaye grup şirketi ve yetkilisinin aynı kişi olduğunu, yapılan devrin muvazaalı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın davalılar arasındaki devrine ilişkin tasarrufların İİK.277 ve devamı maddeleri ile T.B.K. 'nın 19. madde gereğince davacı iflas idaresi yönünden iptaline, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı tasfiye halinde Asya Katılım Bankası vekili cevap dilekçesinde, tasarrufun iptali davasının yalnızca alacaklı olanlar tarafından açılabileceğini, oysa davacının alacaklı olmadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu satış işleminin muvazaalı olmadığını, muvazaalı olabilmesi için gerekil koşulların bulunmadığını, zira bedele itiraz dahi olmadığını, sırf devir sebebiyle bu davanın açılamayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... San.ve Giyim. AŞ şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "..Müflis ,,, şirketi ticari sicil kayıtları ile Davalıı ,,, giyim sanayi şirketinin ticari şirket kayıtları incelendiğinde görüldüğü üzere, her iki şirketinde ,,, soyadlı ailelere ait olduğu, Muflis ,,, şirket eski yönetim kurulu üyesi ve hissedarı ,,,'nın davalıı ,,, giyim şirket yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmakla ve bu sektörde faaliyet gösteren kişilerce de bilindiği üzre Muflis ,,, şirketi ile ,,, şirketinin aynı aileye ait şirketler olduğu bilinmektedir. Mahkememizce de her iki şirketin aynı aileye ait olan ve birlikte hareket eden şirketler olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu İzmir İli, ,,,, ,,, Mahallesi, 2021 ada 18 nolu parsel tapu kaydı incelendiğinde görüldüğü üzere, muflis ,,, giyim 28.12.2012 tarihinde davalı ,,, şirketine üzerinde 1. Ve 2. Sırada davalı dışı Vakıflar Bankası lehine ayrı ayrı 4.000.000. EURO bedelli ipotekleri ile birlikte 8.000.000.TL bedelle satışın yapıldığı görülmektedir. Bununla birlikte gayrimenkul üzerinde satış öncesi davalı Asya Katılım Bankası lehine 4.4.2007 tarihinde konulmuş olan 25.000.000. TL bedelli ipotek 05/02/2008 tarihinde fek edilerek ipotek kaldırılmış olduğu görülmektedir. Yapılan iş bu satış itibariyle muflis ,,, firması ile Yards firmasının birlikte olması sebebiyle danışıklı şekilde iflas erteleme davasından önce kaçırılmış olduğu, öncesinde ipotek ilişkisi bulunan davalı Asya Katılım bankasınca da bilindiği..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye halinde Asya Katılım Bankası vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir . V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası AŞ vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili bankanın borçlunun mali durumunu bilmediğini, iflas davasına müdahil olmasının, borçlunun mali durumunu bildiğini ve diğer alacaklılara zarar verme kastını göstermeyeceğini, taşınmazın raiç değerden alındığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup, davalı tasfiye halinde Asya Katılım Bankası AŞ vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası Anonim Şirketi vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalı Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası A.Ş.'den harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16136, K. 2025/4956, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16136-e-2025-4956-k-6e7fda579b1f