Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15684 E. 2024/6916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15684
Karar No
2024/6916
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/304 Esas, 2022/444 Karar DAVA TARİHİ : 23.11.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. İdare mahkemesinde çıkartılan olumsuz görev uyuşmazlığı neticesinde Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli 2021/514 Esas, 2021/447 Karar sayılı ilamı ile davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesi kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı , davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.12.2010 tarihinde ...yönetimindeki çekici ve buna bağlı römorkun D-100 Karayolu yönünde seyir halinde iken Akyazı kavşağında dönüş yaparken yarı römorkun yolu kapatması ile...'ın yönetimindeki araç ile çarpıştığı, sürücü... ve araçta yolcu olan ...... vefat ettiğini, kazada kara yollarının da yolun aydınlatılmamış olması ve gerekli işaretlemenin yapılmaması nedeni ile tali kusurlu olduğunu beyanla davalı Karayollarının yapım ve bakımdan sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile...'ın vefatı nedeni ile eşi ... için şimdilik 5.000,00 TL destek tazminatı, 50.000,00 TL manevi tazminat, çocukları ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminat, yolcu ....nin kazada vefatı nedeni ile eşi ... ve oğlu ... için ayrı ayrı şimdilik 5.000,00 TL destek tazminatı, eş ve oğul için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat, yolcu...nin vefatı nedeni ile babası ... için 5.000,00 TL destek tazminatı, 50.000,00 TL manevi tazminat, kardeşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminat, yolcu ...'nin vefatı nedeni ile babası ... için 5.000,00 TL destek tazminatı 50.000,00 TL manevi tazminat, kardeşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı Nazmiden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi ve davalı Karayollarından dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi ve Karayolu Genel Müdürlüğünün maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili; 08.09.2013 tarihinde davacı ... için maddi tazminat talebini 41.601,50 TL olarak ıslah ederek davalılardan müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal sürede açılmadığını, zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, devlet ve il karayollarında idarenin aydınlatma çalışması yapmadığını, söz konusu kavşağa güvenlik nedeni ile flaşör ve trafik levhası konulduğunu, manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2011/428 Esas 2016/312 Karar sayılı kararıyla; 08.12.2010 tarihli kazada davacıların desteklerinin vefatı nedeni ile destek tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulundukları, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının kesinleştiğini, kusura ilişkin bilirkişi Atilla Yayla tarafından düzenlenen 10.09.2012 tarihli raporda davalı Nazmi'nin %60, muris İshak'ın %25, ...'nün ise %15 kusurlu olduğunun belirtildiği, Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile uyumlu olduğu, davacılar Umut ve ...'nin davalı Axa Sigorta A.Ş.'den 82.699 TL tahsil ettikleri, bu davacılar yönünden davalı .... ile davalı Axa Sigorta A.Ş.'ye yönelik davalarından feragat ettikleri bu nedenle davacı ... ve ...'nin Axa Sigorta A.Ş. ve ...'ye yönelik davasının feragat nedeni ile reddine, davacı ...'nin Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi ve ...'ne yönelik maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 32.270,00 TL maddi tazminatın davalı ...'nden olay tarihinden itibaren davalı Anadolu Anonim Şirketi'nden ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı Remziye ödenmesine ( sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı, davalı ...'nün bu tazminatın ıslah edilen 17.250 TL asıl alacak ve faizleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), davacı ... yönünden 41.601,50 TL maddi tazminatın davalı ... ve ...'nden olay tarihinden itibaren davalı Axa Sigorta A.Ş.'den ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, davacı ... için 25.000 TL, ... için 12.500 TL, ... için 12.500 TL, Melek Erdoğan için 12.500 TL ve ... için 12.500 TL manevi tazminatın davalılar ...ve ...'nden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, davacı ... için, eşi Müslimet yönünden 25.000 TL, kızı Rüveyda yönünden 25.000 TL ve kızı ... yönünden 25.000 TL manevi tazminatın davalılar Nazmi Kurt ve ...'nden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ... için annesi Müslimet yönünden 25.000 TL, kardeşi Rüveyda yönünden 12.500 TL ve kardeşi...yönünden 12.500 TL manevi tazminatın davalılar Nazmi Kurt ve ...'nden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan )17 Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli, 2016/15835 Esas, 2019/1461 sayılı ilamı ile; " Asıl ve birleşen davalar, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1-Anayasanın 141. maddesinde, mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması öngörülmüş bulunduğu gibi, HUMK.nun 388/3. maddesinde de verilen hükümde, iddia ve savunma yönünden toplanan deliller, delillerin tartışması, varılan sonuçla ilgili hukuki nedenler, taraflara yüklenen borç ve sağlanan hakların kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça yazılması gerektiği belirtilmiştir. HUMK.nun 74. maddesine göre Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece davacılar tarafından açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiş ve buna göre hüküm kurulmuş ise de her davanın davacıları ve davalıları ile talepleri birbirinden farklı olup birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruyacağından her davada talepler ve yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir. Buna göre mahkemece asıl ve birleştirilen davalar hakkında tek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; davaya konu olayda, kazanın gerçekleştiği yolda gerekli aydınlatmanın, işaret ve levhaların olmaması nedeniyle kazanın meydana geldiği iddiası ile davalı ... aleyhine husumet yöneltilmiştir. Davalı ... kamu tüzel kişisi olup görmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayı sorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usul Kanunu 2. madde hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikamesi gerekmektedir. (11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı) Somut olayda, davacı vekili, kazada hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek davalı ... yönünden hizmet kusuruna dayalı olarak dava açmıştır. Buna göre, görev-yargı yolu yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacak hususlardan olduğundan, mahkemece davalı ... hakkındaki dava tefrik edildikten sonra, bu davalı yönünden idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ... yönünden esas girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Bozma ilamının neden ve şekline göre hükmü temyiz eden taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarih ve 2019/763 Esas, 2019/514 Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin davalı ... aleyhine hizmet kusuru dikkate alınarak dava açtığı, görev-yargı yolunun yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacağı, mahkemece davalı ... hakkındaki dava tefrik edildikten sonra, bu davalı yönünden idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacının davasının yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. C. Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli, 2021/514 Esas, 2021/447 Karar Sayılı ilamı ile; davacıların trafik kazası nedeni ile destek tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunduklarını, İstanbul 7 Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.01.2019 tarihli kararı ile davalı ... aleyhine idari yargıda dava açılabileceği belirtilmesi üzerine mahkemenin 14.11.2019 tarihli kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verildiği, davacı vekilinin davalı ... Müdürlüğüne karşı idari yargıda dava ikame etmesi üzerine Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararı ile uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olması nedeni ile görevli olmadıklarına ve yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, 2918 sayılı yasanın 110'nuncu maddesi ile karayolunda can ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri, kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm yerinin adli yargı olması nedeni ile davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından davalı-sanık Nazmi'nin kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği ve dosyasının kesinleştiği, kusura ilişkin bilirkişi Atilla Yayla tarafından düzenlenen 10.09.2012 tarihli, davalı Nazmi'nin %60, muris İshak'ın %25, ...'nün ise %15 kusurlu olduğuna ilişkin raporun Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile uyumlu olduğu, davacılar Umut ve ... davalı Axa Sigorta A.Ş.'den 82.699 TL alacak tahsil ederek bu davacılar yönünden davalı Nazmi ile davalı Axa Sigorta A.Ş.'ye yönelik davasından feragat ettiği, her ne kadar davalı yönünden görevli olmadıkları gerekçesi ile usulden red kararı verilmiş ise de Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen karar ile görevli olduklarına dair karar verildiği, mahkemenin 2019/180 Esas sayılı dosyasında karayolları dışındaki diğer davalılar yönünden karar verilmesi nedeni ile tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile tazminatların hüküm altına alındığı gerekçesi ile davacı ... yönünden davanın kabulü ile 41.601,50 TL maddi tazminatın davalı ... Müdürlüğünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 25.000 TL, ... için 12.500 TL, ... için 12.500 TL, Melek Erdoğan için 12.500 TL ve ... için 12.500 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazada kusurları olmadığını, harçtan muaf olmalarına rağmen aleyhlerine harca hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların desteği olan sürücünün ve yolcuların çift taraflı kazada vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,45 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, ceza mahkemesinde ve eldeki dosyada alınan kusur raporlarında davalının kazada tali derecede kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6001 sayılı ...'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 12/2 maddesinde; "Genel Müdürlük; bu Kanun kapsamındaki görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç, her türlü vergi, resim, harç ve paydan, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan her türlü döner sermaye ücretinden muaftır. Ancak, yargı harçlarının Genel Müdürlüğün haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir" hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereği, davalı ... harçtan muaf olmasına rağmen, harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün davalı ... yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinden "7.965,04-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, " sözcük dizisinin silinmesine, yerine " ... yargı harcından muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" sözcük dizisi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15684, K. 2024/6916, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15684-e-2024-6916-k-d705d232e90a