Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15471 E. 2023/14148 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15471
Karar No
2023/14148
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMES :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/389 E- 2022/343 K

HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/ Bozulmasına

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrasında; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat........,geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı. Davacı ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.12.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından davalı borçlu ... hakkında birden çok icra takiplerine başlanıldığını ve takiplerin kesinleştiğini, ihtiyaten haczedilen malların davacı banka alacaklarını karşılamadığını, icra dosyalarındaki haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunu, davalı ...'ın T-Bank-Turklandbank nezdinde bulunan 209.350 USD'yi diğer davalı ...'ye temlik sözleşmesi ile devir ve teslim ettiğini, icra dairesince yapılan 19.06.2015 tarihli derece kararı ile bu durumun öğrenildiğini, temlik sözleşmesinin bedelsiz olarak yapıldığını, bu tasarrufun İİK'nun 278 ve TBK 19 maddeleri gereği iptalinin gerektiğini belirterek, tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, diğer davalı Avukat ...'e yapılan temlikin gerek davalı ve gerekse hisse maliki olduğu şirketlerin taraf olduğu çok sayıda dava ve icra takiplerine ilişkin olarak verilen hukuki hizmetlerin ücretlerinin bir kısmına karşılık olmak üzere ve Avukatlık Kanunu gereğince zorunlu bir borç ödemesi amacıyla yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ...'nun gerek kendi adına ve gerekse hisse sahibi bulunduğu şirketlerin taraf olduğu dava ve icra takiplerine ilişkin olarak verilen hukuki hizmetlerin bir kısmına karşılık olmak üzere söz konusu temlikin yapıldığını, müvekkili avukata davalardan çekilme talimatının iletildiği tarihten itibaren Avukatlık Kanunu'nun 164 ve devamı maddelerine göre ücrete hak kazanıldığını, avukatlık ücret alacağının rüçhanlı olduğunu, rüçhanlı bir alacağın ödenmesine matuf temlikte muvzaa iddiasının ileri sürülmesinin dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.06.2016 tarihli ve 2016/64 E- 2016/371 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne; davalılar arasındaki Ankara 54. Noterliğinin 29/03/2013 gün ve 13843 yevmiye numaralı temlik sözleşmesindeki tasarrufun iptaline, temlikname ile bu temliknamenin haciz yoluyla icra takibine konu edildiği Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2014/1578 sayılı takip dosyasındaki hak ve alacakları üzerine davacı bankaya icra takiplerindeki alacak ve ferilerini karşılayacak şekilde cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 21.05.2019 tarihli, 2016/14082 Esas ve 2019/6451 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece, dava konusu takip dosyalarının tümü getirtilerek takibin kesinleşmesi, borçlunun aciz halinin var olup olmadığı irdelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm icra dosyalarından haciz tutanaklarının dosyaya ibraz edildiğinin anlaşılmış olmasına göre, önceki mahkeme kararı gerekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili dosyada geçerli bir aciz vesikası ibraz edilmediğini, 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalı borçluya ait mallar, hisse senetleri olduğunu, mutad ödeme olmadığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilin alacağının gerçek olduğunu, vekalet ücret sözleşmelerinin matbu hazırlanması iptal nedeni olamayacağı,nı vekalet ücret alacağı olduğunu, vekalet ücret alacaklarının tasarruf tarihinden çok önce doğduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili; eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, hukukçu bilirkişiden hukuki mütalaa alınmasının uygun olmadığını, müvekkilin avukatlığını yapmış kişiye ödeme yapmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, diğer davalının alacağının gerçek olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri,

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ...'nin davalı borçlunun uzun yıllar avukatlığını yaptığını, yüksek meblağlı vekalet ücreti alacağına ilişkin bugüne dek herhangi bir yasal yola başvuruladığı, davalı borçlunun acz halinde olduğunun ve davalı 3. Kişinin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmış olmasına olmasına göre davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'na yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15471, K. 2023/14148, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15471-e-2023-14148-k-b4f285ddd04c