Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15248 E. 2023/11847 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15248
Karar No
2023/11847
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/67-2022/176 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tazminat davası sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya karşı direnilmesine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının Dairemiz bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu, CHP Genel Başkanı olan davalı ...'nun 14 Aralık 2012 günü saat 20.45 de Samanyolu Haber TV' de yayınlanan Günlük isimli programda davacının kişilik haklarına saldırı içeren sözler sarf ettiğini, iki seneyi aşkın bir süredir aynı şekilde davacının kişilik haklarına saldırı içeren ithamlarda bulunduğunu belirterek 30.000.00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğini, eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, davacının adının geçmediğini, sadece sorulan sorulara cevap verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.03.2014 tarih ve 2013/2 Esas, 2014/101 Karar sayılı kararıyla, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000.00.TL manevi tazminatın 14.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 28.05.2015 tarihli ve 2014/9453 Esas, 2015/6873 Karar sayılı ilamıyla, "... Somut olaya gelince; olay tarihi, taraflar arasındaki olayların gelişim süreci, tarafların siyasi kişilikler olmaları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Davacı yararına daha alt seviyede manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.Karar Düzeltme Talebi üzerine Dairece Verilen Karar 1.Daire kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 19.01.2016 tarihli ve 2015/10994 Esas, 2016/617 Karar sayılı ilamıyla, "... Mahkemece, davaya konu konuşmada davacının adı açıkça zikredilmese de, ilk akla gelen kişinin belediye başkanı olan davacı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesinde belirtilen ve mahkemenin de kararına gerekçe yapılan TV programındaki konuşma içeriği incelendiğinde, davacının isminin geçmediği görülmektedir. Normal düzeydeki bir kişinin dava konusu konuşmayı dinlediğinde davalının davacıyı hedef aldığı sonucuna varamayacağından konuşmanın davacıya matuf olduğu ve matufiyet unsurunun gerçekleştiğinden söz edilemez. Şu durumda, matufiyet unsuru yokluğundan davanın reddi gerekirken yanlış değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir ..." gerekçesiyle davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile önceki bozma kararı kaldırılarak karar bu gerekçe ile bozulmuştur. C. Direnme Kararı Mahkemenin 07.06.2016 tarih ve 2016/104 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararıyla; önceki kararda direnilmesine karar verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000.00.TL manevi tazminatın 14.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. D.Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı 1. Direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2021 tarih ve 2017/4-1840 Esas, 2021/1719 Karar sayılı ilamıyla, "... Matufiyet yargısal kararlarda yayın ile şeref ve haysiyetine veya özel yaşamına dolayısıyla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden yönünden varlığı aranan önemli bir koşul olarak tarif edilmiş, matufiyetin varlığını kabul için o yayında veya konuşmada, ya kişinin adından açıkça söz edilmesi ya da konumunun, sıfatının gösterilmesi veya bunlardan söz edilmese dahi yayın içeriğinden bu kişinin amaçlandığı, sözlerin ona yönelik olduğunun anlaşılması veya anlaşılabilir olması şartları aranmıştır. Hukuka aykırı eylemde bulunan kişi mağdurun ismini açıkça belirtmemiş veya isnat ettiği fiili üstü kapalı bir biçimde geçiştirmişse, isnadın mahiyetinde ve mağdurun şahsına matufiyetinde tereddüt edilmeyecek derecede karineler varsa, hem isim zikredilmiş hem de hakaret vaki olmuş sayılır (Hukuk Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/4-1488 E., 2019/527 K.; 16.09.2015 tarihli ve 2014/4-85 E., 2015/1774 K.; 07.07.2010 tarihli ve 2010/4-377 E, 2010/365 K. sayılı kararları). Tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalının davaya konu televizyon programındaki konuşma içeriğinde, davacının isminin geçmediği görülmektedir. Normal düzeydeki bir kişi dava konusu konuşmayı dinlediğinde davalının davacıyı hedef aldığı sonucuna varamayacağından konuşmanın davacıya matuf olduğu ve matufiyet unsurunun gerçekleştiğinden söz edilemez. Hâl böyle olunca; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. ..." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/9453 E. 2015/6873 K. sayılı bozma ilamında davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının fazla olduğu gerekçesi ile karar bozulduğundan tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile Yüksek Yargıtay'ın Hukuk Genel Kurulu kararı ile Özel Dairenin bozma kararının dikkate alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile hakkaniyet ve tarafların ekonomik-sosyal durumları dikkate alınarak takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın 14.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin matufiyet yokluğu sebebiyle davanın reddine kararı vermesi gerekirken davalı aleyhine tazminata hükmetmesinin açıkça usul ve kanuna aykırı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının, katıldığı TV programında kullandığı ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddiasıyla manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 58 inci maddesi. 3. Değerlendirme Bozma kararına mahkemece uyulmasına karar verildiğinde, bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak ve o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Mahkemece 16.06.2021 tarihli duruşmada usul ve yasaya uygun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2021 tarih ve 2017/4-1840 Esas, 2021/1719 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiş olup bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamında açıkça, davalının davaya konu televizyon programındaki konuşma içeriğinde, davacının isminin geçmediği, normal düzeydeki bir kişinin dava konusu konuşmayı dinlediğinde davalının davacıyı hedef aldığı sonucuna varamayacağı, konuşmanın davacıya matuf olduğu ve matufiyet unsurunun gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu olduğu için direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairece davalının karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairemizin 28.05.2015 tarih ve 2014/9453 Esas, 2015/6873 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına; kararın değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, artık ilk bozma kararı hükümsüz ... gelmiştir. Bu durumda, karar düzeltme talebi üzerine verilen ve Hukuk Genel Kurulunca atıf yapılan 19.01.2016 tarih ve 2015/10994 Esas, 2016/617 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği gibi matufiyet unsuru yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15248, K. 2023/11847, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15248-e-2023-11847-k-267c5bcf5985