Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15004 E. 2023/1776 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15004
Karar No
2023/1776
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/475-2019/923 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddini karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve 2014/23108 Esas, 2017/1994 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu... Nakliyat ve Tarım Araçları ve Sanayi A.Ş. aleyhine yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu araçlarını diğer davalılara sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.03.2014 tarihli ve 2002/439 Esas, 2014/207 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve 2014/23108 Esas, 2017/1994 Karar sayılı ilâmı ile; "... Davaya konu edilen 10 TL 004 plaka sayılı kamyon yönünden; s...konusu aracın Gön Trak Nakliyat ve Tarım Araçları ve Sanayii A.Ş. tarafından ... Gön Trak Nakliye ve Tarım Araçları Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti'ne satıldığı, sonrasında sırası ile ..., Margül Loj.Gıda Pet.Tem. İnş.İth.İhr.San. Tic.Ltd. Şti., ..., Mahmut Çakı ve ...'ye satıldığı, davacı vekilinin 23.12.2013 tarihli dilekçesi ile 10 TL 004 plaka sayılı aracın tespit edilen ve edilecek yeni maliklerinin davaya dahil edilmesini istediği, bu halde ..., Mar Tüketim AŞ, ... ve Mahmut Çakı'nın davaya dahil edilmediği anlaşılmakla, davaya dahil edilmeyen kişilere dava dilekçesinin tebliği için davacı tarafa süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra tarafların tüm delillerinin toplanarak ve birlikte değerlendirilerek dava konusu araç yönünden dava konusu tasarrufların İİK'nun 278, 279, 280, 283/2 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Davaya konu edilen 10 TD 777 plaka sayılı kamyon yönünden; davacı vekilinin 23.12.2013 tarihli dilekçesi ile 10 TD 777 plaka sayılı aracın tespit edilen ve edilecek maliklerinin davaya dahil edilmesini istediği anlaşılmakla, s...konusu aracın ilk olarak Gön Trak Nakliyat ve Tarım Araçları ve Sanayii A.Ş. tarafından ... Gön Trak Nakliye ve Tarım Araçları Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti'ne, bu şirket tarafından da ...'a satıldığı, ...'dan satışlar suretiyle en son malik Margül Loj.Gıda Pet.Tem.İnş.İth. İhr.San.Tic.Ltd.Şti.'ne kadar aradaki tüm maliklerin trafik tescil kayıtlarından tespiti ile davaya dahil edilerek dava dilekçesinin kendilerine tebliği için davacı tarafa süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra tarafların tüm delillerinin toplanarak ve birlikte değerlendirilerek dava konusu araç yönünden dava konusu tasarrufların İİK'nun 278, 279, 280, 283/2 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 3-İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278. 279. ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. ...ellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir Davaya konu 10 TA 006 plaka sayılı kamyon yönünden; s...konusu aracın ilk olarak Gön Trak Nak.ve Tarım Araç. ve San. A.Ş tarafından ... Gön Trak Nak. ve Tarım Araç.Tic. ve San.Ltd.Şti.ne, bu şirket tarafından da ...'e satıldığı, bu satışta galericilik yapan ...'ın ...'e vekaleten hareket ettiği, aracın son olarak ...'e vekaleten Ali Çakır tarafından eşi kamyon şoförü olan ...'ya satıldığı, mahkemece ...'nın kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile hakkında açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Gön Trak Nak.ve Tarım Araç. ve San. A.Ş'nin borçlu,... Gön Trak Nak. ve Tarım Araç.Tic. ve San.Ltd.Şti.nin borçlu ile hukuki muamelede bulunan tüzel kişi ve ...'in de üçüncü şahıs olduğu g...etilerek dava konusu araç yönünden dava konusu tasarrufların İİK'nun 278, 279, 280, 283/2 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu araçları borçludan satın ala..... Nakliye ve Tarım Araçları Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin borçlunun mali durumunu bilebilecek konumda olması nedeni ile bu davalı yönünden davanın kabulü ile diğer davalıların kötü niyeti ispatlanmadığı ve pasif dava ehliyetleri olmadığından reddine, araç bedellerinin davalı üçüncü kişi ...... Nakliye ve Tarım Araçları Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, dördüncü kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, satışların kısa aralıklarla gerçekleştiğini, bir kısmının ev hanımı olduğunu, ticaretle uğraşmadığını, davalı ...'ın galerici olması nedeni ile borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğunu, vekalet ücretinin tek olması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, haklarında red kararı verilen davalıların borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğunun, davacı tarafından somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, Dosyanın Gönen Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15004, K. 2023/1776, T. 14.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15004-e-2023-1776-k-0eaae34ba0dd