Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3684 E. 2024/5902 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3684
Karar No
2024/5902
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/348 Esas, 2023/313 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/247 E., 2020/178 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “ASİS” markası üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, müvekkilinin istasyon otomasyon sistemleri, yazılım, müşteri tanıma sistemleri ve satış, montaj uygulama eğitim ve servis konularında yurt çapında hizmet verdiğini, davalının “SİS İSTASYON TEKNOLOJİLERİ” ibareli markası altındaki emtia ve hizmetlerin müvekkiline ait olduğu gibi bir algı oluşturacağını, güçlü markanın koruma alanının daha geniş olduğunu, davalı markasının ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalının müvekkilinin sektörde bilinirliğini kullanarak ve yaptığı işlerin de aynılarını yaparak aynı müşteri kitlesini hedeflediğini, marka benzerliği ile iş yapmaya çalıştığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının kısmen kopyalanarak ve istasyon ibaresi eklenerek yeni bir marka yaratıldığı izlenimi verilmeye çalışıldığını, davalı başvurusunun iyiniyetli bir başvuru olmadığını, halkça davalı markasının “SİS İSTASYON” ismiyle bilineceğini, 9. ve 35. sınıflarda verilen hizmetin müvekkili şirketin haklarına halel getireceğini, markaların tüketici nezdinde görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin markasının bilinirliğine bağlı olarak tüketiciye ... vermesi sebebiyle davalının markasının müvekkilinin şirket markasının işlevlerini zedeleyeceğini hatta ortadan kaldıracağını, haksız kazanç elde edeceğini, markasının itibarına zarar verildiğini, markanın imajının sulandırılacağını ileri sürerek YİDK’in 2019-M-6863 sayılı kararının iptaline, 2018/56996 numaralı başvurunun tamamı ile reddine, hüküm fıkrasının Türkiye'de yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun zamandır “SİS İSTASYON TEKNOLOJİLERİ” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığı gibi ürettiği ürünleri de bu marka altında piyasaya arz ettiğini, ticaret unvanı olarak kullandığı ibarenin marka olarak tescilini talep etmesinin hakkı olduğunu, başvuru konusu marka ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik bulunmadığını, markaların parçalara ayrılarak incelenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, bütünsel açıdan bakıldığında markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olmadığı, davacı markalarında bulunan "ASİS" ibaresinin anlamsal bir karşılığının bulunmadığı, ancak davaya konu markada bulunan "SİS" ibaresinin atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman anlamına geldiği, davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde bu nedenle kavramsal olarak benzerlik oluşmayacağı, görsel ve işitsel olarak da markaların ilgili tüketici kesiminde farklı ticari kaynaklara işaret edecek derecede farklı oldukları, davaya konu markada bulunan şekil unsurunun bu farklılığı arttırdığı, davalı markasında bulunan "SİS" ibaresinin anlamlı bir nesneyi çağrıştırması hususunun iltibas tehlikesini hemen ve ilk bakışta bertaraf edeceği, ilgili tüketici kesiminin marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, davacının ticaret unvanının özünün “ASİS” ibaresi olduğu, bu ibare ile davalının dava konusu edilen markasının benzemediği, yukarıda ifade edildiği üzere "ASİS" ve "SİS" ibareleri arasında özellikle anlamsal olarak farklılık bulunduğu, bu hususun iltibas tehlikesini bertaraf ettiği, davacıya ait ticaret unvanı ile davalı markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin “asis” markası üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin sektörde bilinirliğini kullanarak ve yaptığı işlerin aynılarını da yaparak aynı müşteri kitlesini hedeflediğini, bu husus da gözetildiğinde itiraz edilen “sis istasyon teknolojileri” ibareli marka ile müvekkilinin tescilli markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, “sis istasyon” markası ile faaliyette bulunulmasının müvekkilinin ticaret unvanından kaynaklanan haklarına da halel getirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer verilen "SİS" ibaresinin, anlamı itibariyle davacı markalarından farklı bulunduğu gibi görsel olarak da marka işaretleri arasında benzerlik olmadığı, ibareler arasında benzerlik olmadığından davacının ticaret unvanına dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. , V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3684, K. 2024/5902, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3684-e-2024-5902-k-4884fd2c6c22