Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14833 E. 2023/8298 K. – Tahkim

Konu: Tahkim

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14833
Karar No
2023/8298
Karar Tarihi
Konu
Tahkim

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 23.02.2021tarih, 2021/İHK-4703 sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 29.03.2020 tarihinde davalının kasko sigortacısı olduğu araç ile bir başka aracın karıştığı trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve sigorta şirketince ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL kasko sigorta tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Somut olayda; karşı araç sürücüsünün imzalı beyanında, "aracına çarpan araçtan 4 kişi indiğini, hepsinin alkollü olduğunu, tehdit ve hakaret ederek kusuru kabul etmesini istediklerini, kendisinin de sözlü olarak kabul ettiğini, düzenlenen anlaşmalı tutanaktaki bilgileri kendisinin yazmadığını, imzanın da kendisine ait olmadığını, kaza esnasında yanında bulunan Suriye asıllı ...'in video çektiğini, araştırmacı ... Bey'e gönderdiğini, bu kazada karşı araç sürücüsünün aşırı alkollü olduğunu ve ehliyetinin bulunmadığını" beyan ettiği, ilgili delil ve araştırma raporu dikkate alınarak, söz konusu belgelerin sürücü değişikliği yapıldığına ve ehliyetsiz ve alkollü olan gerçek sürücünün gizlenmesinin amaçlandığına ilişkin savunmaya yönelik yeterli ve kabul edilebilir delil niteliğinde oldukları ve söz konusu deliller çerçevesinde beyan yükümlülüğüne aykırı davranılmış olduğunun ve ispat yükünün yer değiştirmiş bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile riskin gerçekleştiği sabit olup, bu riskin farklı şekillerde gerçekleştiği iddiasını davalı sigortacı ispat etmek zorundadır. Sigorta şirketi sürücü değişikliği yapıldığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil, iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğini ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Dosya içerisinde ispat yükünün değiştiğini kabule yeter somut bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, talebin teminat kapsamında kaldığı gözetilerek taraf vekillerinin sair itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.06.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14833, K. 2023/8298, T. 21.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14833-e-2023-8298-k-467e0423332e