Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12760 E. 2024/292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12760
Karar No
2024/292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/959 Değişik İş, 2021/959 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/40502 Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Reddi / Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/123623 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacıya ait araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın maddi hasara uğradığını, davalı ... şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 100,00 TL hasar onarım bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile talebini 43.000,00 TL'sına arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait araçta meydana geldiği iddia olunan zararın karşılanması talebiyle davalı şirkete başvurulması üzerine davalı şirket nezdinde hasar dosyasının açıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle başvurunun reddedildiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, tedarik iskontosu uygulanması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.B maddesi uyarınca hasarlı aracın değişmesi gereken parçasının piyasada eş değeri mevcut ise eş değer parça ile değiştirilmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin KDV dahil bedelden sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Trafik Bilirkişinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda, başvuruya konu aracın 12.02.2021 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında uğradığı hasar onarım bedelinin KDV dahil 54.036,03 TL olarak hesaplandığı, poliçe limitinin ise 43.000,00 TL olduğu ve davacı vekili tarafından bedel arttırım dilekçesi ile dava değerinin 43.000,00 TL'sına arttırıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 43.000,00 TL hasar tazminatının 14.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, tedarik iskontosu uygulanması gerektiğini, davalı ... şirketinin KDV dahil bedelden sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araçların kusur oranlarının tespiti için Adli Trafik Bilirkişisinden alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, davalı ... tarafından davacının başvurusunun reddedildiği, dolayısıyla iskonto uygulanacağına ilişkin başvurana bir bildirim yapılmadığı gibi tedarik sözleşmesi vs. gibi bir belgenin de dosyada mevcut olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesine göre sigortacının, sigortalının gerçek zararını ödemekle yükümlü olduğu, davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmetinin de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1 inci maddesi gereğince KDV'ye tabi olduğu, bu nedenle davacı lehine KDV dahil edilerek hasar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davacıya ait aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda sürücülere ait kusurlardan ''öndeki aracı geçerken geçme kurallarına riayet etmemek'' kuralını ihlal ettiğinin, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetinde Adli Trafik Bilirkişisinden kusur raporu alındığı, raporda, davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsünün ise tali ve %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12760, K. 2024/292, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12760-e-2024-292-k-3da0df71ba9d