Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14797 E. 2023/6913 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14797
Karar No
2023/6913
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E-2022/479 K HÜKÜM/KARAR : Reddine/Bozulmasına Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı Abaş Prefabrik Yapı Elemanları ve Turizm San Tic. AŞ yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun 9.09.2013 tarihi itibariyle kesinleşen ve ödenmeyen, gecikme zammı dahil toplam 347.750,34 TL vergi borcu bulunduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından borçlu aleyhine cebri icra işlemlerine başlanıldığını, mükellefin adına kayıtlı Aliağa, Kurtuluş Mahallesi, 7621 parselde kayıtlı gayrimenkullerin tespit edildiğini, bu gayrimenkullerden 10 bağımsız bölümünü 17.09.2008 tarihinde Abaş Prefabrik Yapı Elemanları ve Tur.San.Tic.A.Ş.'ye sattığını, söz konusu bağımsız bölümün bu şirket tarafından borçlu mükellefin kızı ...'na 06.10.2010 tarihinde devrettiğini, 19 nolu bağımsız bölümü 17.09.2008 tarihinde ...'e, ...'ün de 27.04.2010 tarihinde ...'a, ... tarafından da 28/12/2010 tarihinde ...'na devrettiğini, 22 nolu bağımsız bölümünü ise 17/09/2008 tarihinde ...'e, onunda 27.04.2010 tarihinde ...'a, ...'ın da 28/12/2010 tarihinde borçlu mükellefin kızı ...'na devrettiğini, 2604 parsel sayılı avlulu, ahırlı evin 32/39 hissesinin 17.09.2008 tarihinde Abaş Prefabrik Yapı Elemanları ve Tur.San.Tic.A.Ş.'ye sattığını, söz konusu taşınmazın bu şirket tarafından önce ...'ya, onun da ...'e 19.11.2012 tarihinde devrettiğini, 3967 parsel 2 nolu bağımsız bölümü 17.09.2008 tarihinde Abaş Prefabrik Yapı Elemanları ve Tur.San.Tic.A.Ş.'ye sattığını ,söz konusu taşınmazın bu şirket tarafından ...'a , onun da ...ya 08.02.2011 tarihinde devrettiğinin anlaşıldığını, bu satış işlemlerinin mükellef tarafından amme alacağının tahsilini engellemek amacıyla ve kızı lehine yapıldığının anlaşıldığını, dolayısı ile alıcının borçlunun durumunu bilebilecek durumda olduğunu, amme alacağının tahsilini engellemek amacıyla mal kaçırıldığını, bu şekilde muvazaalı satış işlemi yapıldığının aşikar olduğunu, davaya konu parselde 10 nolu bağımsız bölümün önce 3.kişiye sonra, mükellefin kızına satıldığını, 19 ve 22. bölümlerin ise; 3 kez el değiştererek yine borçlu mükellef ...'nun kızı ...'na devredildiğini belirterek, İzmir ili, Aliağa ilçesi, 7621 parsel numarasında kayıtlı gayrimenkuldeki 10, 19 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin, 2604 parsel sayılı taşınmazın 32/39 hissesinin, 3967 parsel sayılı taşınmazın 2 nolu bağımsız bölüm ile ilgili olarak davalılar arasında yapılan tüm tasarrufların ve satışların iptaline, mahkemece bu talepleri yerinde görülmediği taktirde dava dilekçesi ekinde sundukları Yargıtay kararı gereğince son tasarrufun değerinin tespiti ile davanın bedele dönüştürülmesine ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile müvekkillerinin davalı ... Hayri Hatunoğlu'nun vefatı üzerine davaya dahil edilmişlerse de, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/359 Esas sayılı dosyasıyla reddi miras davası açıldığını, dosyanın Yargıtay aşamasında olduğunu, davanın müvekkilleri yönünden husumet nedeni ile reddinin gerektiğini, bütün satış işlemlerinin gerçek satışlara dayandığını, ... tarafından alınan taşınmazlarında gerçek alım olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın süresinde açılmadığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin taşınmazı Aliağa İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihale sonucu iktisap ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı Abaş Prefabrike Yapı Elemanları Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesi ile davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinin Aliağa, Kültür, 21 ada, 2604 parselde kayıtlı bulunan avlulu ahırlı evin ve Aliağa ilçesi, Aliağa Mahallesi/Köyü, 3967 parselde kayıtlı taşınmazların hiç maliki olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.06.2016 tarihli ve 2016/6 E.,2016/168 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 29.05.2019 tarihli, 2016/18401 Esas ve 2019/7446 Karar sayılı ilamı ile; " dava konusu gayrımenkulün davadan önce davalı müteveffa ... tarafından dava dışı Abaş Proje İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.'ye satıldığı, borçlu ile 3.kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan borçlunun veya 3.kişinin dava dilekçesinde yer almaması halinde yer almayan tarafa (Abaş Proje İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.'ye) dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, davacının Abaş Proje İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. AŞ yönünden bildireceği deliller ile dahili davalı olarak Abaş Proje İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş'nin bildireceği delillerin toplanması, tüm deliller değerlendirilerek 6183 Sayılı AATUHK'nun 27, 28, 29,30 ve 31 maddeler gereğince tasarrufun iptale tabi olup olmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan ve 6183 Sayılı AATUHK'nun 27, 28, 29,30 ve 31 maddeler gereğince tasarrufun iptale tabi olduğunun anlaşılması halinde davalı 4. kişi ...’nın ve 5. kişi ...’in kötü niyetinin ispat edilememiş olmasına göre 6183 sayılı Yasanın 31. maddesine göre “davada üçüncü kişilerin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve o tarihteki kamu borcu miktarı ile sınırlı olarak bedelden sorumlu tutulması gerekeceğinin düzenlenmiş olmasına” göre davalı 3. kişinin tazminat ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda davalı Abaş Prefabrik Yapı Elemanları ve Turizm San Tic. AŞ yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı borçlunun vergi borçları bulunduğunu, vergi borçlarını ödememek için adına kayıtlı gayrımenkulü diğer davalılara devrettiğini, söz konusu tasarrufun iptale tabii olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 27 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14797, K. 2023/6913, T. 24.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14797-e-2023-6913-k-5f65a681976e