Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14417 E. 2024/13827 K. – Sigorta Tahkim
Konu: Sigorta Tahkim
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14417
- Karar No
- 2024/13827
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Tahkim
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/886 D.iş-887 K. Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ... AŞ vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara trafik sigortalı araç sürücülerinin kusurlu hareketleri ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıların zarardan sorumlu olduklarını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin ve davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüyle 78.868,81 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'den, 26.289,60 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'den tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, kusur durumunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, geçici iş göremezlik zararının teminat dışında kaldığını, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelirlerin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme 1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı ... AŞ aleyhine kabul edilen ve temyize konu edilen miktar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Davalı ... AŞ vekilinin kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddi gerekmiştir. Davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3.2918 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Her ne kadar Hakem Heyetince davacının hatır için taşındığının ispat edilemediği gerekçesi ile hatır taşıması indirimi yapılmamış ise de davacının, kaza nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan ifadesinde sigortalı araç sürücüsü ile arkadaş olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Araçta yolcu olarak taşınan kişinin hatır için taşındığı karine olup bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalı ... AŞ'nin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Zararın kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda, davacının yolcu olduğu aracın sürücüsünün kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmaktadır. 18 yaşından küçük kişilerin ehliyetinin olmaması ve arkadaş olan davacının sürücünün kaza anında ehliyetsiz olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda davacının ehliyetsiz araç kullanan sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle Daire’nin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52 nci maddesi uyarınca %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken indirim yapılmaması doğru değildir. VII.KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... AŞ vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı ... AŞ yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.