Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14375 E. 2023/12679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14375
Karar No
2023/12679
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/2424 D.İş, 2020/220 K. HÜKÜM/KARAR : Usulden ret/Davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, başvurunun kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddi karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı (ZMSS) olan araç ile dava dışı başka bir aracın 13.05.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 3.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.100,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 140.992,80 TL'ye yüksetlmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle müvekkiline usulüne uygun düzenlenmiş belgeler ile başvuru yapılmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumluluğu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı araçta hatır için taşındığından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihi itibarıyla davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvuru yapılması gerektiği, davacı tarafından anılan Yönetmelik'e uygun şekilde düzenlenmiş maluliyet raporu ile davalıya başvurulmadığından başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından başvuru sırasında mevzuata uygun şekilde düzenlenmiş maluliyet raporunun ibraz edildiğini, sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, maluliyet raporunun kabul edilmemesi durumunda usul ekonomisi gereğince yeni rapor alınması için süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun üniversite hastanesi tarafından davacının muayenesi yapılarak ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek düzenlendiği, bu nedenle hükme esas alınması gerektiği, davacının itirazının bu nedenle yerinde olduğu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı da yolcu konumunda olduğundan kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlendiği, ancak bilirkişi raporunda pasif dönem hesabında Agi dahil edilmemiş asgari ücretin esas alınması gerekirken davacının aylık gelirinin esas alınmasının hatalı olduğu, ancak bu hatanın ek rapor alınmaksızın düzeltilebileceği ve Heyetçe pasif dönem hesabının resen hesaplandığı, davacı bedel arttırım dilekçesinde %75 kusur oranını dikkate alarak dava değerini arttırdığından heyetçe yeniden hesaplanan miktar ve %75 kusur oranı gözetilerek hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 121.950,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.232,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.632,27 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 132.815,66 TL'nin 07.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle usulüne uygun başvurudan söz edilemeyeceğinden başvurunun usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, kusur incelemesi yapılmaksızın Hakem Heyetince kusur oranı tayin edilmesinin hatalı olduğunu, pasif dönem hesabına ilişkin itiraza yönelik ek rapor alınması gerekirken Heyetçe hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, bakiye yaşam süresi gözetilerek hesaplama yapılması gerekirken tam ömür süresi üzerinden hesaplama yapıldığını, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt söz konusu olmadığını ve bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, davacı için fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 13.05.2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Özür Oranları Cetveli”nin “omurgaya ait sorunlarda özürlülük” başlıklı 1 inci maddesinde, “... Bu değerlendirme için özür kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır. ” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14375, K. 2023/12679, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14375-e-2023-12679-k-b85d9d3abd76