Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14278 E. 2024/3149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14278
- Karar No
- 2024/3149
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/411 E., 2022/74 K. DAVACILAR :1- .... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.02.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş.’ye kredi kartı ödeme güvencesi sigortası düzenlettiğini ana teminatın vefat teminatı olup, ek teminatlar, kaza sonucu maluliyet, hastalık sonucu maluliyet, istek dışı işsizlik teminatı olarak belirtildiğini, müvekkilinin 05.03.2003 tarihinden beri çalışmakta olduğu iş yerindeki iş akdinin işveren tarafından isteği dışında 04.04.2011 tarihinde sona erdirildiği, işsiz kaldığını, işsiz kalan müvekkilinin davalı şirkete yazılı talepte bulunduğunu, davalının müvekkilinin dilekçesindeki talebini ve riskin gerçekleştiğini kabul etmesine rağmen taahhüdünü yerine getirmeyerek kredi kartı borcu ile ileriye dönük faizini ödemediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 7.520,85 TL’nin ileriye dönük taksit tutarlarının ödeme tarihlerinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 17.05.2011 tarihinde sigorta özel ve genel şartlarında açıkça belirtildiği gibi "Davacının istek dışı olarak işsiz kalmasından önceki son hesap kesim tarihinde bildirilen kredi kartı borç bakiyesi ile ileriye yönelik vadelendirilmiş taksit tutarları" kadar ödeme yapıldığını, davacının işsiz kalmasından önceki son hesap kesim tarihinin 06.03.2011 tarihi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.02.2013 tarihli ve 2012/74 Esas, 2013/42 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 7.520,08 TL’nin ileriye dönük taksit tutarlarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Merkez Bankası reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 13.04.2016 tarih ve 2016/3312 Esas, 2016/4735 Karar sayılı ilamında; "...Dava, Kredi Kartı Ödeme Güvencesi sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Poliçede, dain ve mürtehin olarak dava dışı Garanti Bankası ... Şubesi gösterilmiştir. TTK'nin 1269 uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270 inci maddesi hükmüne göre, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879 uncu maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Somut olayda, dain mürtehin sıfatı ve menfaati bulunan dava dışı Garanti Bank A.Ş.'den, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı hususu yargılama aşamasında araştırılmamıştır. Dairemizin 16.12.2015 tarih ve 2014/1670-2015/14200 sayılı Geri Çevirme kararı üzerine Mahkemece sorulmuş ise de verilen cevapta, davacının 7.422,13 TL olan kredi kartı borcu ödenmesi kaydı ile davanın devamına muvafakat ettikleri bildirilmiştir. Davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için dain ve mürtehinin bu konuda açık muvafakatının olması gerekmektedir. Dain mürtehin hakkına sahip banka tarafından yazılan yazıda şartlı muvafakat verildiği anlaşıldığından öncelikle dain mürtehin bankanın teminat bedelinin davacıya ödenmesine açıkça muvafakati olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 2017/555 Esas, 2018/179 Karar sayılı kararıyla toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dain ve mürtehin Garanti Bankası tarafından teminat bedelinin davacıya ödenmesi yönünde açıkça muvafakat verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarih ve 2018/5516 Esas, 2020/4069 Karar sayılı ilamında; "Dain-i mürtehin olarak sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle Garanti Bankası A.Ş.'ye ait olması gerekir ve sigortalı ancak dain-i mürtehinin açık muvafakatini almak suretiyle tazminat istemek hakkına sahip olur. Somut olayda, yargılama aşamasında Dairemizin 16.12.2015 tarih ve 2014/1670-2015/14200 sayılı Geri Çevirme kararı üzerine sigorta ettiren(dain-i mürtehin)Garanti Bankası A.Ş.'ye davaya ve ödemeye muvafakatinin bulunup bulunmadığı sorulduğunda;16.02.2016 havale tarihli yazı ile davacının 7.422,13 TL olan kredi kartı borcunu ödemesi kaydı ile davanın devamına muvafakat ettiklerini bildirilmiş ve mahkemece de buna istinaden; dava dışı rehin hakkı sahibi banka tarafından davacıların açtığı davaya kayıtsız şartsız muvafakat verilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak,bozma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında,davacı vekili tarafından davaya konu kredi kartı borcunun ödendiği beyan edilmiş,ödemeye ilişkin ekstreler dosyaya sunulmuş olmasına rağmen mahkemece,bu hususta araştırma yapılmaksızın hüküm tesis edilmiştir.Eksik incelemeyle hüküm verilemez. Dain-i mürtehin tarafından verilen muvafakat davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı olup, banka tarafından kredi borcunun kapatıldığı bildirilmesi halinde menfaati kalmayan bankanın davaya muvafakatinin aranmasına gerek yoktur. Bu durumda mahkemece, poliçede dain-i mürtehin olarak görünen Garanti Bankası A.Ş.’ye davacı tarafından sunulan belgeler eklenmek suretiyle yazı yazılarak, dava konusu borcun ödenip ödenmediği tekrar sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ile imzalamış olduğu sözleşme uyarınca bilirkişi tarafından hesap edilen miktar esas olmak üzere alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.520,08 TL'nin ileriye dönük taksit tutarlarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Merkez Bankası reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, kararın gerekçeli olmadığını, davacıların davalı şirketten alacakları bulunmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, poliçeye göre olay tarihinden önceki son kesim tarihinde sigortacıya bildirilen kredi kartı borç bakiyesinin ödenebileceğini, bu bedelin ödendiği başka sorumluluklarının kalmadığını, limiti aşar şekilde hüküm tesis edildiğini, önceden ödenen bedelin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davacılara hangi miktarda ödeme yapılacağının hükümde belirtilmesi gerektiğini, hükmün infazında tereddüt oluştuğunu, faiz başlangıcının ve türünün hatalı olduğunu, taksit tutarlarının ödeme tarihinin taraflarınca bilinmediğini, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kredi kartı ödeme güvencesi sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd. maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.