Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14109 E. 2023/822 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14109
Karar No
2023/822
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/420 E., 2022/220 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen muvazaa davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında kullanmış olduğu ve ödemediği bireysel kredi borcu nedeniyle... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3123 sayılı dosyasından 27.04.2015 tarihinde 28.532,94 TL alacak üzerinden ve... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2584 sayılı dosyasından 09.04.2015 tarihinde 2.859,21 TL alacak miktarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının bankadan mal kaçırmak amacıyla davalı-alacaklı ... ile muvazaalı bir şekilde anlaşarak aralarında borç ilişkisi yaratıp, takip yaptırarak maaşına haciz koydurduğunu belirterek, davalı-borçlu ...'nin maaşı üzerine konulan birinci sıra haciz işlemine ilişkin tasarrufun TBK'nun 19. maddesi ile İİK.'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince iptali ile müvekkili banka alacağı nedeniyle dava konusu... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2769 sayılı takip dosyasında ve maaş haczi üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.05.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/525 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne,... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2769 sayılı icra takip dosyasında alacaklı ... tarafından yapılan takibin ve bu icra dosyasındaki hacizlerin (davacının... 1. İcra Müdürlüğü'ne ait 2015/3123 sayılı ve... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2584 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile birlikte tahsilini sağlayacak şekilde) hükümsüz sayılmasına bu şekilde ...'nin kendisini borçlandırıcı işleminin iptaline ve davacıya... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2769 sayılı dosyasında başlatılan takip ve maaş haczi üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2021 tarihli ve 2020/1059 Esas, 2021/2034 Karar sayılı ilamı ile; "... Muvazaalı olduğu iddia edilen... İcra Müdürlüğü’nün 2014/2769 sayılı icra dosyası incelendiğinde; takibin dayanağının davalı 3. kişi ... tarafından davalı borçlu ...’ye elden verilen borç para karşılığında düzenlenen 22/10/2013 tanzim ve 14/11/2013 vade tarihli 43.000,00 TL bedelli ve 17/12/2012 tanzim ve 05/03/2013 vade tarihli 56.750,00 TL bedelli bono olduğu, bonoya dayalı olarak toplam 116.007,00 TL bedel üzerinden 09/10/2014 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin 10/10/2014 tarihinde borçlunun evinde eşine tebliğ edildiği, alacaklı ... vekilinin 23/10/2014 tarihinde davalı borçlu ...’nin... Devlet Hastanesi’nde çalıştığını belirterek buradan aldığı maaş veya ücretine haciz konulmasını talep ettiği, 08/04/2015 tarihinde ise borçlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracına haciz konulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Dairemiz muvaza olgusunun değerlendirirken uygulamalarında kabul edildiği gibi, davalı borçlu ... tarafından icra dosyasına, sürelerden feragat ediyorum, tüm maaşım üzerine haciz konulmasına muvafakat ediyorum şeklinde de beyan verilmediği, takiple ilgili araştırmaların ve işlemlerin yapıldığı görülmektedir. Ayrıca davalı 3. kişi ... davalı borçlu ...’nin uzak akrabası olup, yapılan malvarlığı araştırmasında, davalı 3. kişi ...’ın kırtasiye işlettiği, aylık gelirinin 5.000,00 TL civarında olduğu, 3 adet aracının olduğu, kendisine ait evde ikamet edip, kira vermediği belirtildiğinden, davalı borçlu ...’ye icra takibine konu edilen borcu verebilecek durumda olduğu da anlaşılmaktadır. Buna göre; dava konusu icra takibinin muvazaalı yapıldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı 3.kişi ...'ın davalı borçlu ...’ye icra takibine konu edilen borcu verebilecek durumda olduğu anlaşılmakla dava konusu icra takibinin muvazaalı yapıldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların akraba olduğunu, muvazaalı olan icra takibinin davacının alacağının doğumundan sonraki bir tarih olan 09.10.2014 tarihinde açıldığını, takip dayanağının her zaman geçmişe dönük olarak hazırlanabilecek olan toplamda 99.750,00 TL bedelli iki adet senet olduğunu, takip dosyasından maaş kesintisini yapan kuruma maaş haczi gönderildiği başkaca hiçbir işlem (araç-taşınmaz sorgusu) yapılmadığını, dönemin koşulları itibariyle 99.750,00 TL miktarındaki bir paranın elden borç olarak verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19.maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14109, K. 2023/822, T. 23.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14109-e-2023-822-k-11af835bae64