Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13875 E. 2023/4114 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13875
Karar No
2023/4114
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/130 Esas, 2019/203 Karar HÜKÜM/KARAR :Davanın reddine Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 27.07.2006 tarihinde askerlik görevini yapan davacının da içinde bulunduğu askeri araca, yol güvenliği ve kontrolü görevini yapmak üzere konvoy halinde giderken 4 askeri araç arasına girmeye çalışan dava dışı sürücüsünün kullandığı tankerin aşırı hız nedeni ile duramayarak arkadan çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını davalının aracın işleteni olduğunu belirterek zincirleme sorumlular yönünden müteselsil sorumluluk hükümlerine göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 10.500,00 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile talebini 70.500,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, bahse konu kazanın 10.02.2003 tarihinde Cizre-Silopi Karayolunda konvoy halinde gitmekte olan dört askeri aracın arasına girmeye çalışan tankerin aşırı hız nedeni ile duramayarak davacının içinde bulunduğu askeri araca arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, askeri araç sürücüsünün kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, tanker şoförünün tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle Cizre Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/64 sayılı dosyası ile dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermekten cezalandırılmasına karar verildiğini, davacıya 2330 sayılı Kanun uyarınca 9.523,75 TL tazminat ödendiğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 2007/136 Esas, 2010/342 karar sayılı ve 28.09.2010 tarihinde verilen kararda manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairenin 2011/1324 Esas, 2011/2761 Karar sayılı ve 16.03.2011 tarihli ilamıyla davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesince bakılması gerektiğinden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddi gerektiği yönünde hüküm bozulmuş; mahkemece bozma üzerine 2011//278 Esas, 2011/341 karar sayılı ve 05.10.2011 tarihli kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. Maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle yine istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairenin 08.05.2012 tarihli ve 2012/3297 Esas, 2012/8108 karar sayılı ilamıyla bozma uyarınca karar verilmesi yönünde kararın bozulması üzerine görevsizlik kararı verilmiş; görev uyuşmazlığı nedeniyle Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.03.2014 tarihli kararıyla davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli oluduğuna karar verilmesi üzerine mahkemenin 2014/207 Esas sayısını alan dosyada verilen 24.12.207 Esas sayısını alan dosyada verilen 24.12.2014 tarihli ve 2014/657 karar sayılı kararıyla; dosyada alınan aktüerya bilirkişi raporu kapsamında ve davacıya davalı tarafından ödenen bedelin 7.000,00 TL'nin manevi tazminat olarak değerlendirilerek manevi tazminat yönünden davanın reddine; davacıya ödenen 9.452,32 TL hesaplanan tazminattan mahsup edilerek davacının sürekli iş göremezlik zararının 48.348,871 TL olarak kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince 2015/15173 Esas-2018/10593 Karar sayılı ve 13.11.2018 tarihli kararı ile; davaya konu trafik kazasında davacı ve askeri aracın şoförü kusurlu bulunmayıp tüm kusurun ihbar olunan ve davacının bulunduğu araca arkadan çarpan sürücüde bulunduğundan mahkemece aracın işleteni ve sigortacısının zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, davalının işleteni ve davacının yolcusu olduğu askeri aracın da kusuru bulunmadığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, askeri araç ile sivil aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada askeri araçtaki askeri personelin uğradığı bedensel zararlar nedeniyle açtığı tazminat davalarında askeri aracın kazada hiç kusuru olmasa bile kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarenin tazminat sorumluluğu olması gerektiğini ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; askerlik görevini yapmakta olan davacının yolcu konumunda olup davalının maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13875, K. 2023/4114, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13875-e-2023-4114-k-998bf3dda909