Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13528 E. 2024/10349 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13528
Karar No
2024/10349
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/688-2022/757 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.09.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini toplam 116.957,59 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya tazminat ödediğini, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 103.970,84 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 12.986,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 116.957,59 TL tazminatın 04.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya tazminat ödediğini, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, istiap haddinin aşıldığını, davacının yaralandığı bölgeler göz önüne alındığında davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre eksik olduğunun anlaşılmasına, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminatın tespit edilmesine, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine göre hazırlanmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına, davacının yolcu olup kusurunun bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6098 sayılı TBK’nun 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı KTK’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın otomobil cinsi olduğu, araçta 9 yolcunun seyahat ettiği, kaza tespit tutanağında istiap haddi aşılma miktarının 5 kişi olarak belirlendiği, kazanın da davalıya sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince; sigortalı aracın tescil belgesi, sigorta poliçesi ve varsa olaya ilişkin ceza soruşturma dosyası dosya arasına alınarak, kazaya istiap haddinin aşılmasının sebebiyet verip vermediğinin tespit edilmesi bakımından uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması; kazaya istiap haddinin aşılmasının sebebiyet verdiğinin saptanması halinde, davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52 inci maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13528, K. 2024/10349, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13528-e-2024-10349-k-b17338d3d8f1