Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1332 E. 2023/8055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1332
- Karar No
- 2023/8055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/363 E., 2021/154 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl/birleşen davalı ...Ş. vekili ile asıl/birleşen davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen gün ve saatte gelen asıl/birleşen davalı ...Ş. vekili Avukat ... ve asıl/birleşen davalı ... vekili Avukat ... ... ile davacılar vekili Avukat ...ve ihbar olunan ... Oto. vekili Avukat....geldiler. Asıl/birleşen davalı ...Ş. vekili ile asıl/birleşen davalı ... vekili, davacılar ve ihbar olunan ... Oto. vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.06.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 01.07.2010 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların eşi/babası yaya konumundaki İrfan'a çarpmasıyla meydana gelen kazada davacıların eşi/babasının vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla davacı eş için 250.000,00 TL, çocuk için 30.000,00 TL maddi tazminatın; davacı eş için 70.000,00 TL ve çocuk için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza (sigortacı için dava) tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiş; 16.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için maddi tazminat taleplerini 75.049,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili birleşen 2011/430 E. Sayılı dosyadaki dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada ölen ...'ın kardeşi olan davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen 2011/400 E. Sayılı dosyadaki dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada ölen ...'ın annesi/ babası/ kardeşi olan davacılardan Zefure için 20.000,00 TL, Şükrü için 15.000,00 TL ve İbrahim için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde; müvekkilinin olay tarihinde lise öğrencisi olduğunu, bu olaydan ailesinin de çok büyük acı duyduğunu, müvekkili hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, davacı ...'nun sigortalı olarak çalıştığını ve ölenin maddi desteğine muhtaç olmadığını, davacılara SGK tarafından emekli maaşı bağlandığını, toplu ikramiye ödemesi yapıldığını, polis yardımı sandığından da maddi ödemeler yapıldığını, müteveffanın sağlığında kullandığı konut kredisi nedeniyle hayat sigortası da bulunduğunu ve sigorta gereği mirasçıların ödemeleri gereken bakiye borcun silindiğini, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu, avans faizi istenemeyeceğini, müvekkilinin ailesinin davacılarla anlaşmak üzere yaptığı tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunmuş, davaya konu kazanın aracın tahsis edildiği ...'ın oğlu ...'ın aracı kullandığı sırada gerçekleştiğini ve illiyet bağının kesildiğini, sorumluluğun ev başkanı olarak ...'a ait olduğunu, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı yana ödenen ikramiyeler, hayat sigortasından ödenen miktarlar bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2011/31 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 216.646,82 TL ve Şevval için 80.915,15 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve İş Bankası A.Ş.'den tahsiline, davacı ...'in tüm manevi tazminat talebinin davacı ...'in fazla manevi tazminat talebinin reddine; birleşen 2010/400 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 4.000,00 TL, İbrahim için 3.000,00 TL, Şükrü için 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar İş Bankası A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsiline; birleşen 2011/430 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve İş Bankası A.Ş.'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2015/9539 Esas, 2017/8160 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı ve birleşen Ankara 5. ASHM'nin 2010/400 Esas sayılı dosyası yönünden verilen kısa kararda, davacılardan Şükrü için 3.000,00 TL ve davacı ... için 3.500,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve İş Bankası A.Ş'.den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine karar verilmişken, gerekçeli kararda, "kısa kararda maddi hata yapıldığı" belirtilerek, davacı ... için 3.500,00 TL ve davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve İş Bankası A.Ş.'dn müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine karar verildiği; bu durumun HMK'nın 294/3 maddesine aykırılık teşkil ettiği; 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.04.2018 tarihli ve 2018/10 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın kısmen kabulü ile davacılar Yasemin için 216.646,82 TL ve Şevval için 75.049,00 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müteselsilen tahsiline; davacılar Şevval için 40.000,00 TL ve Yasemin için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve İş Bankası A.Ş.'den müteselsilen tahsiline; birleşen 2011/430 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve İş Bankası A.Ş.'den müteselsilen tahsiline; birleşen 2010/400 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacılar Zefure için (davacı vefat etmiş olup mirasçıları davaya devam etmektedir) 20.000,00 TL, İbrahim için 5.000,00 TL, Şükrü için 15.000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar İş Bankası A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2018/5287 Esas, 2019/12308 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece; desteğin bağlı olduğu (2330 S.K. kapsamında ödeme yapan) kuruma yazı yazılarak, davacı eşe yapılan 56.100,00 TL'lik ödemenin ne kadarının maddi ve ne kadarının manevi tazminat olduğunun saptanması; bu tespitten sonra, davacı eşin manevi tazminat isteminin değerlendirilmesi ve maddi tazminat alacağının hesap edilmesi konusunda ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verildiği; davanın devamı sırasında ölen davacı ...'nin davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan tazminat haklarının mirasçılarına geçtiği, ölenin mirasçısı olan dava içindeki davacılar tarafından davaya devam edildiğinin bildirildiği gözetilerek, davacı ... için belirlenen manevi tazminatın mirasçısı olan davacılar lehine hüküm altına alınması gerekirken, hatalı biçimde, ölü kişi lehine hüküm tesisinin doğru görülmediği; kabule göre de asıl davada davacı ...'in maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği halde, reddolunan miktar üzerinden hesaplanacak ret vekalet ücretinin davalı ... lehine hüküm altına alınmayışı; yine, davacı ...'in reddolunan manevi tazminat istemi yönünden, reddolunan miktara göre ret vekalet ücretinin davalı ... lehine eksik hesapla hüküm altına alınmasının da doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.11.2021 tarihli ve 2021/363 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 213.648,01 TL, davacı ... için 75.049,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 27.475,43 TL manevi tazminatın 01.07.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan ... ile İş Bankasından müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine; Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... ... için 5.000,00 TL manevi tazminatının 01.07.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve İş Bankasından müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine; Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/400 Esas sayılı dosyası ile birleşen dosyadaki davanın kısmen kabulü ile müteveffa ... mirasçıları ..., ..., ... ... ve ...'na (miras payları oranında 1/4 'er olmak üzere) 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL'nin 01.07.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar İş Bankası ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde asıl/birleşen davalı ... vekili ile asıl/birleşen davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl/birleşen davalı ... vekili; bozma ilamının aşılarak manevi tazminatların artırılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının % 80 kusurlu olduğuna dair raporun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davacılara 2330 kapsamında yapılan ödeme düşüldüğü halde bunun dışındaki polis yardım ve bakım sandığı - Aegon sigorta- hayat sigortası ödemesinin düşülmemesinin hatalı olduğunu, 2015 sonuna kadar hesap yapan raporla 8 aylık fazla hesap yapıldığını, eşin evlenme ihtimali % 22 (davacı itirazı olmadığı için) olmalıyken % 12 esas alınmasının fazla tazminat hesaplanmasına yol açtığını, 02.09.2021 tarihli ek raporda ödenen nakdi tazminat miktarının güncellenmediğini, nakdi tazminat tutarının güncellenmesi yapılarak ona göre tenzil edilecek tutarın bulunması gerektiğini, ödenen nakti tazminat yönünden İçişleri Bakanlığınca açılan rücu davasının ilamlı takibe konu olduğunu ve Ankara 22. İcra Müdürlüğü 2017/20533 takip sayılı dosyasına 08.06.2021 tarihinde 136.692,30 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin mahkemece dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, kabul ve reddedilen maddi ve manevi tazminat vekalet ücretleri tutarlarının AAÜT hükümlerine aykırı olarak davacılar için fazla, davalı müvekkili için eksik hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Asıl/birleşen davalı ...Ş. vekili; bozma ilamının aşılarak manevi tazminatların artırılmasının hukuka aykırı olduğunu, asıl dava ve birleşen Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki davacılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, yol çevirmesi yapan idare ile ölenin kusurunun kazaya sebep olduğunu, davalı sürücünün kusursuz olduğunu, maddi tazminat hesabından davacı eşe yapılan tüm ödemelerin (hayat sigortası- sandık ve sigorta şirketi ödemeleri) düşülmeyişinin hatalı olduğunu, bilinen dönem hesabında fazla çalışma ücretleri de dahil edilip gelir belirlenmesinin hatalı olduğunu, 2010 yılının ikinci yarısındaki asgari ücretler de dahil edilip katsayının 3,49 belirlenmesinin hatalı olduğunu, eşin evlenme ihtimalinin % 22 düşülmesi gerektiğini, müvekkili kurumun tarafı olduğu Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/293 Esas ve 2017/195 Karar sayılı dosyasında; işbu kazaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak müvekkili tarafından İçişleri Bakanlığına ödeme yapıldığını, bu ödemenin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, asıl ve birleşen davalarda kabul ve reddedilen maddi ve manevi tazminat vekalet ücretleri tutarlarının AAÜT hükümlerine aykırı olarak davacılar için fazla, davalı müvekkili Banka için eksik hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenlerin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine; birleşen davalarda ise, aynı olay nedeni ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre asıl/birleşen davalı ... vekili ile asıl/birleşen davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2018/5287 Esas, 2019/12308 Karar sayılı ikinci bozma ilamından önce davacı eş ... için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup bu davacı yönünden 25.000,00 TL manevi tazminat miktarı kesinleşmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2018/5287 Esas, 2019/12308 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece; desteğin bağlı olduğu (2330 S.K. kapsamında ödeme yapan) kuruma yazı yazılarak, davacı eşe yapılan 56.100,00 TL'lik ödemenin ne kadarının maddi ve ne kadarının manevi tazminat olduğunun saptanması; bu tespitten sonra, davacı eşin manevi tazminat isteminin değerlendirilmesi ve maddi tazminat alacağının hesap edilmesi konusunda ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verildiği" gerekçesi ile mahkeme kararının bozulması üzerine mahkemece bozma kararı uyarınca yapılan araştırma sonucu desteğin bağlı olduğu (2330 S.K. kapsamında ödeme yapan) kurumun davacı eşe yaptığı 56.473,00 TL'lik ödemenin yarısı olan 28.236,50 TL'nin manevi tazminata ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, mahkemece, davacı eş ... için kesinleşen 25.000,00 TL manevi tazminat miktarından (2330 S.K. kapsamında ödeme yapan) dava dışı kurumun davacı eşe yaptığı 56.473,00 TL'lik ödemenin yarısı olan 28.236,50 TL'nin mahsup edilerek davacı eş ...'nun manevi tazminat talebinin reddi gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl/birleşen davalı ... vekili ile asıl/birleşen davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl/birleşen davalı ... vekili ile asıl/birleşen davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar İş Bankası A.Ş. ve ...'a verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davalı ... ve asıl ve birleşen davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.