Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13165 E. 2023/1308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13165
- Karar No
- 2023/1308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/48 E., 2022/109 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında mahkemede görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıya ait aracın Korkutata Üniversitesi ana kapısı önünde bulunan müvekkiline ait yer altı şebekesi ve telefon kablolarını kazı esnasında koparmak suretiyle zarar verdiğini, davalının polise verdiği ifadede belirtilen yerde kazı yaptıklarını ve kepçelerin söz konusu kablolara zarar verdiğini kabul ettiğini, kurum tesislerinde 7.948,58 TL hasar meydana geldiğini, davalının zararı ödememesi üzerine Osmaniye 2. İcra Müdürlüğünün 2013/7426 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının kendi kusuru ile standartlara uygun yerleştirilmeyen şebekede meydana gelen zararın müvekkilinden talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı ile ... İnş. Taah. Müh. Ltd. Şti. ile ... Temuroğlu ortak girişimi arasında 23.05.2013 tarihinde "OKÜ Giriş Kapısı, Otopark, Giriş Yolu ve Çevresinin Düzenlenmesi İşi" adı altında sözleşme imzalandığını, ... İnş. Taah .Müh. Ltd. Şti'nin müvekkilinin temsilcisi olduğu şirket olduğunu, sözleşme gereği kazı yapmış olup herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, işe başlanmadan önce Üniversite tarafından davacıya defalarca yazı yazıldığını ancak davacı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, şebeke üzerinde herhangi bir koruyucu önlem alınmadığı gibi şebekenin yer yüzeyine 4-5 cm derinlikte olduğunu, davacı tarafından kazı mahallinde gerekli önlem alınmadığını, Üniversite teknik elemanlarınca müvekkiline şebekenin 1 ya da 1,20 metre derinlikte olduğunun belirtildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/780 Esas 2016/279 Karar sayılı kararıyla; "...üniversitenin davacı kurumu uyarmış olmasına rağmen davacı kurumca tedbir alınmaması nedeniyle zararın oluşmasında davacı kurumun kusurlu olduğu, meydana gelen zararda davalının kusuru bulunduğunun ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 14.03.2019 tarihli ve 2016/14489 E. 2019/1447 K. sayılı ilamıyla; "...Dosya kapsamından, davalının yetkilisi olduğu şirket ile dava dışı üniversite arasında giriş kapısının yapım işi amacıyla 23/05/2013 tarihinde sözleşme akdedildiği, üniversite tarafından 18/03/2013 tarihinde davacı şirkete gönderilen yazıda; üniversitenin giriş kapısı ve çevresinin yeniden yapılandırılması projesi kapsamında muhtelif tadilat işlerinin yapılacağının ve buna bağlı olarak davacı şirkete ait fiber optik ve telefon dağıtım panosunun zarar görmemesi için uygun bir yere taşınması gerektiğinin bildirildiği, ancak herhangi bir cevap alınamadığı, davalıya yer teslimi yapıldıktan sonra iş makinesi ile yapılan kazı sırasında davacı şirkete ait kablolara zarar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ret gerekçesi yapılan hususlar, davacı şirketin müterafik kusurunu oluşturmaktadır. Tarafların kusur durumları, evvelce görüşüne başvurulan bilirkişiler dışında, konusunda uzman başkaca bilirkişilerden alınacak raporla tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...alınan bilirkişi raporuna göre davalının zararın meydana gelmesinde % 40 oranında kusurlu olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 3.179,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 01.06.2013 tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz işletilerek takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kabloların projeye uygun döşendiğini, dava dışı Üniversite tarafından kazı tarihi hakkında bilgi verilmediğini, önlem alınmasının talep edilmediğini, kazı yapılan alanın Üniversiteye ait olmadığını, kabloların kaldırım altına döşendiğini, kazı derinliğinin üç metre olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kabloları başka yere taşıma zorunlulukları olmadığını, davalının tam kusurlu olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait aracın davacıya ait yer altı şebekesi ve telefon kablolarına verdiği zararın tahsili talepli icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.