Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12304 E. 2024/9622 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12304
- Karar No
- 2024/9622
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/672 Değişik İş, 2022/678 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2020 tarihinde davacı elektrikli bisiklet sürücüsü ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma zararın tazmini için yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 216.207,89 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporu yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğinden sigorta şirketine başvuru şartı gerçekleşmediğini, talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kusur incelemesinin de ATK tarafından yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kaza nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 216.207,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, talebin usulden reddi gerektiğini, alınan maluliyet raporunun ilgili mevzuat hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olabileceğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketine gerekli evraklar ile başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak düzenlendiğini, hesaplamada hata bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporunun olayın oluş şekli ile uyumlu olduğunu, davacının bir kusuru bulunmadığının belirlendiğini, pasif dönem tazminat hesabında hata bulunmadığını belirterek davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazlarının reddine, vekalet ücretine yönelik itirazlarının ise kabulüne, vekalet ücretinin AAÜT' ne göre belirlenen rakamın maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5'i olarak düzeltilmesine, hükmün sair kısımlarının aynen hıfzına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın tamamı olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmemiş olduğunu, bu nedenle sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun ilgili mevzuata uygun olmadığını, tek taraflı alındığını, engel oranının kaza ile illiyetinin irdelenmediğini, maluliyet oranının fahiş olduğunu, sigorta şirketinin yönlendirdiği sağlık kuruluşuna başvuru yapılmadığını, sağlık kurulu raporu şeklinde düzenlenmediğini, uygun uzmanlardan heyet oluşturulmadığını, kusur oranının doğru belirlenmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, teknik faiz kullanılmamasının yerinde olmadığını, pasif dönem hesabının hatalı yapıldığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi düzenlenen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 85 ve 114, 334 ve 335 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanunu'nun (MÖHUK) 48 inci maddesi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 61, 62, 63, 88 ve 91 inci maddeleri ile Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozmanın kapsam ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.