Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1193 E. 2024/7100 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1193
Karar No
2024/7100
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1244 Esas - 2021/1825 Karar DAVA TARİHİ : 28.11.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ Tarafların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/737 Esas, 2020/9 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Yeni Mahalle ... Cad. No: 39 Gelendost adresinde 4.000 m2 alana Altınyayla Müteahhitlik Firması tarafından soğuk hava deposu inşa edildiğini, bu soğuk hava deposunun Güneş Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, soğuk hava deposunda dahili su kaçağı sonucu zeminde oturmalar ve çökmeler oluştuğunu, işbu sebeple davacının sigorta şirketine başvurduğunu, davacının Sezbil İnşaat isimli işyerine keşif, keşif tutarı, teklif ve hasar beyanı olmak üzere yaptırmaya kalktığını ve yaklaşık 240.000,00 TL masraf çıktığını, ancak aynı olay ve aynı durumun müvekkilinin amcasının soğuk hava deposunda olurken sigortaca karşılandığını ancak aynı durumun sigorta ekspertizinin yeterli araştırma yapmamasından dolayı müvekkilinin işinin reddedildiğini, müvekkillerinin en iyi teklifi veren Sezbil İnşaat ile protokol imzaladığını ve inşaata başladığını, bu sözleşme gereğince 50.000,00 TL peşin ödeme yapıldığını ve 370.431,00 TL senet imzalandığını, iş bu sebepten dolayı da ivedi olarak geçici ödeme talebinin mevcut olduğunu, soğuk hava deposunun tamir edilmezse ölümlü kazalara sebebiyet verebileceğini, ayrıca davacının da değişik iş dosyasından işbu tespiti yaptırabilmek için 6.000,00 TL gibi bir para harcadığını, iş bu paranın taşeron firmaya ödeyecekleri 370.000,00 TL'nin davalıdan alınarak kendilerine iadesinin gerektiğini, öncelikle geçici ödeme taleplerinin kabulüne, davalarının kabulü ile Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin değişik iş sayılı dosyasının dava açılış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile şimdilik 6.000,00 TL, taşeron firmaya yaptıkları ve yapacakları ödeme olan 370.431,00 TL ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde temerrüt faizi uygulanarak davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delil tespitinin yapıldığı tarih olan 21.07.2017 tarihinde davacı soğuk hava deposunun sigorta poliçesinin bulunduğu, dahili su kaçağının poliçe kapsamında bulunduğu ve sigorta bedelinin 3.011.918,00 TL olduğu, davacının soğuk hava deposunda meydana gelen zararın poliçe kapsamında kalıp kalmadığı ve davacının davalı ... şirketinden talep edebileceği miktarın belirlenmesi için keşif yapıldığı, bilirkişilerce düzenlenen bilirkişi raporunda meydana gelen hasarın dahili su kaçağından olabileceği ve sigorta şirketinden talep edilebilecek bedelin 242.878,28 TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu nazara alındığında davacının soğuk hava deposu binasında meydana gelen oturma ve çökmelerin dahili su kaçağından olabileceği, bu hali ile davacının davasında haklı olduğuna bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın dikkate alındığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 242.873,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı firma ile hasarın 376.431,00 TL'ye bitirmesi konusunda anlaştığını, ancak bu firmanın işi yapmadığını, müvekkilinin ikinci anlaştığı firmanın 400.000,00 TL'ye hasarı tamir ettiğini, bilirkişilerin belediye ve kamu ücretlerini dikkate alarak hesap çıkarttığını ancak reel piyasanın her zaman daha pahalı olduğunu, bilirkişice tespit edilen hasar bedelinin eksik olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; zemin göçmesinin sebebinin bina temel seviyesinde ilerleyen atık su hattı imalatının ayıplı olmasından kaynaklandığını, hasarın sigorta genel ve özel şartları gereğince poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunun incelenmesinden, hasar bedelinin 2017 yılı birim fiyatlarına uygun olarak yapıldığı, her davanın dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, dava açıldıktan sonra fiyatlarda meydana gelen artışın hesaplamada dikkate alınamayacağı, bilirkişi raporunun incelenmesinden, arazide yerinde yapılan kum kolisi deneyi sonuçlarına göre, dolgunun su muhtevasının %6,025 ve kumun birim hacim ağırlığının 2,224 gr/cm3 olduğu, rölatif kompaksiyonunun %103,7 olduğu, dolgu imalatının tekniğinin ilgili yapım şartnamelerine ve koşullarına uygun olduğu, ayıplı imalattan söz edilemeyeceği, hasarın kullanım esnasında borularda ve bacalarda toplanan suya bir şekilde dolguya sızması sonucu oluştuğu, meydana gelen hasarın ayıplı imalattan değil dahili su kaçağından olduğu, hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili ve davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerindeki su hasarı sebebiyle tazminat talebini ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davaya konu edilen tazminat alacağının Isparta 7. Noterliği'nin 17.03.2020 tarihli ve 2901 yevmiye sayılı alacağın devri sözleşmesi ile Mustafa Akan'a devir ve temlik edildiği; davalı sigortacının, bu alacak kesimi için davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunduğu görülmektedir. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer'ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Açıklanan nedenlerle; alacağın temliki ile temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, sonuçlarını doğurmuş olan temlikin geçerliliğini koruduğu açıktır. Bu itibarla; hukuken geçerli biçimde yapılmış olan (davacı yanca temlikin iptali de savunulmamış olduğundan) geçerli temlik nedeniyle, davacı tarafın temlik edilen alacak kısmı için aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1193, K. 2024/7100, T. 09.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1193-e-2024-7100-k-a173176eec0a