Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11606 E. 2023/2626 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11606
Karar No
2023/2626
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.12.2014 tarihli ve 2013/7995 Esas, 2014/18202 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları takip sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırma amacıyla kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.12.2012 tarihli ve 2012/92 Esas, 2012/236 Karar sayılı kararıyla; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.12.2014 tarihli ve 2013/ 7995 Esas, 2014/18202 Karar sayılı ilâmı ile; "... Tasarrufun iptali davalarında iptal kararı verilebilmesi için kural olarak borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir. Somut olayda davacı bankanın alacağı 11.06.2007 ve 26.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmelerine dayanmakta olup dava konusu tasarruf ise 07.01.2010 tarihlidir. Bu durumda mahkemece davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğmuş olması nedeniyle davanın esasına girilerek taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu kredinin kat edildiği tarihin esas alınarak dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; ...'nun cevap dilekçesinde diğer davalı ... ile uzun yıllardır tanışıklık, arkadaşlık ve ticari ilişkisi olduğunu kabul ettiği, 5 adet taşınmazın aynı anda devredildiği (akabinde kısa aralıklarla 4. şahıslara devredildiği), dolaysıyla davalı ...'nın diğer davalının mali durumunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, diğer davalının mali durumunun bildiği yada en azından bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar dava dışı 4. şahıslara devredildiğinden İİK.nın 283/2 maddesi gereğince davacının İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2011/1311 E. sayılı dosyasına konu alacak ve ferilerinin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili gerektiğinden ve icra takibindeki alacak miktarı, devir tarihindeki gerçek değerden daha az olduğundan, taşınmazların devir tarihindeki gerçek değer toplamı olan 4.372.665- TLyi geçmemek kaydıyla; icra dosyası alacak miktarı 202.522,76 TL'nin ferileri ile birlikte davalı ...’dan’dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; borçlunun aciz halinin ispatlanmadığını, ivazlan arasında bedel farkı olmadığını, müvekkilinin borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin aciz halinin olmadığını, muvazaanın ispatlanmadığını, borcun kapatıldığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, borcun kapatıldığına ilişkin belge sunulmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11606, K. 2023/2626, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11606-e-2023-2626-k-3211cc23cfbd