Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11002 E. 2023/370 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11002
Karar No
2023/370
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/727 E., 2020/1106 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya olan davacının oğlu ... 'a çarpması sonucu vefatına neden olduğunu, bu nedenle davacının destekten yoksun kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru neticesinde yapılan ödemenin davacının uğradığı destekten yoksun kalma zararını karşılamadığını ileri sürülerek belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden müteselsil olarak olay tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada 31.08.2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 10.068,66 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından hasar dosyası oluşturularak davacıya 5.444,64 TL, dava dışı müteveffanın annesi Suzan Safyürek'e 4.988,67 TL tazminat ödendiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiği belirtilerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve ... vekili davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2014/2100 Esas - 2016/278 Karar sayılı kararı ile davalı ... şirketinin ödemesi ile bakiye zararın bulunmaması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebin reddine; manevi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 25.000,00 TL'nin 24.04.2013 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tebebağ'dan müteselsil olarak tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2019 tarih ve 2016/14864 - 2019/6488 sayılı kararı ile davacı vekilinin sair itirazlarının reddi ile, "..Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda anne ve davacı babaya ayrılan pay oranları dairemiz uygulamalarına uygun değildir Dairemiz uygulamalarına göre, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine % 25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya % 16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için % 14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5 er pay verilmesinin uygun olacağı belirlenmiş olup, destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekirken desteğin anneye ve davacı babaya hatalı oranlarda destek olacağı varsayımına göre hesaplama yapılması doğru olmayıp bu yönde bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir..." şeklinde hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile 10.068,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının müteselsil olarak tüm davalılardan tahsiline, hükmedilen bu tutarın 25.02.2014 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı ... şirketinin ve 29.04.2013 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden diğer iki davalının müteselsil sorumlu olmasına, manevi tazminata ilişkin davanın kabulü ile, 25.000,00 TL'nin 24.04.2013 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki diğer iki davalıdan müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça arttırılan bedelin zamanaşımına uğradığı, bu itirazlarına ilişkin mahkemece bir karar verilmediği, kesinleşen manevi tazminat hükmünün yeniden kurulması ile yüksek vekalet ücreti takdir edilerek usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini belirtilerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle ZMMS poliçesine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı dikkate alındığında davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Mahkemece verilen ilk hüküm sadece maddi tazminat yönünden bozulmuştur. Bu durumda hüküm manevi tazminat yönünden kesinleşmiş bulunmaktadır. O halde mahkemece, kesinleşen manevi tazminat hükmü ve vekalet ücreti yönünden temyiz eden davalılar aleyhine yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK'un 438/7 inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının III/2 maddesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine " Mahkememizin 17.02.2016 tarihli ve 2014/2100 Esas - 2016/278 Karar sayılı kararı ile manevi tazminat yönünden hükmedilen III/ 2-Manevi tazminat davası yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak, davacıya verilmesine hükmünün aynen muhafazasına " ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... ve ...'e geri verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11002, K. 2023/370, T. 12.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11002-e-2023-370-k-07676b88addf