Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10639 E. 2023/1202 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10639
Karar No
2023/1202
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/610 E., 2022/145 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan ilk temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, yapılan ikinci temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yine bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Etibank A.Ş. Van şubesi eski şube müdürü ...'ın bir takım usulsüz işlemler yaparak bankayı zarara uğrattığını ve bankanın alacağının tahsili için ...'ın kanuni mirasçıları hakkında Van 2. İcra Müdürlüğü'nün 2000/2918 sayılı dosyasıyla takip yapıldığını; alacağın tahsil edilemediğini; borçluların takibe itiraz ettiklerini ve davanın henüz sonuçlanmadığını; davalı ...'ın maliki olduğu dava konusu taşınmazı davalı ...'ya 28.11.2000 tarihinde 2.500,00 YTL bedelle devrettiğini; taşınmazın gerçek değerinin çok altında satış yapıldığını; satışın muvazaalı ve hileli olduğunu belirterek söz konusu taşınmazdaki satışın iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın ... tarafından 20.000,00 YTL bedelle kendisine satıldığını; satış işleminde gerçek değerinden daha düşük gösterildiğini; bunun muvazaalı olmayacağını; satış tarihinden itibaren 5 yıl geçtiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını; müvekkilinin eşi ...'ın Etibank'ta çalışmadan önce söz konusu taşınmazı satın aldığını; eşinin intiharı sonucu piyasaya olan borçları nedeniyle dava konusu taşınmazı sattığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.12.2006 tarihli ve 2005/789 Esas, 2006/891 Karar sayılı kararı ile davalı borçlu hakkında yapılan takibin durduğu; bu sebeple itirazın kaldırılması için Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/747 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı; davanın derdest olduğu; davacının itiraz sebebiyle takip durduğundan aciz vesikası ibraz edemediği; her ne kadar itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerekirse de; davanın uzun süredir derdest olduğu; bu sebeple sonucunun beklenmesinin dosyayı sürüncemede bırakacağı; tüm deliller dikkate alındığında davanın ispat görmediğinin belli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı (I) 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2019 tarihli ve 2017/1473 Esas, 2019/9706 Karar sayılı ilamı ile; "... Mahkemece de belirlendiği gibi bu tür davaların dinlenme koşullarından biri borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olmasıdır. Somut olayda davacı tarafından davalı ... hakkında Van 2. İcra Müdürlüğünün 2000/2918 sayılı dosya ile icra takibi yapılmış, borçlunun itirazı üzerine davacı tarafından açılan itirazın iptali davası sonucu Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/747 esas sayılı dosyada görevsizlik nedeniyle dosyanın Van İş Mahkemesi’ne devredilmesine karar verilmiş, ancak bu aşamadan sonra UYAP kayıtlarına göre dosyanın hangi aşamada olduğu anlaşılamamıştır. Bu durumda; Mahkemece; davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının Van İş Mahkemesinde hangi esasa kaydedildiği ilgililerinden de sorulup dosyanın hangi aşamada olduğu tespit edildikten sonra; sonucu ve kesinleşmesi beklenerek toplanan ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (I) Mahkemenin 16.06.2020 tarihli ve 2020/11 Esas, 2020/102 Karar sayılı kararı ile itirazın iptali davasının takipsizlik sonucu açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu hali ile takibe yapılan itirazın ise iptaline veya kaldırılmasına karar verilmemekle itirazın devam ettiği, kanunun aradığı anlamda tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı (II) 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.10.2021 tarihli ve 2021/1802 Esas, 2021/5994 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda; davalı borçlu ...’ın, hakkında yapılan dava konusu icra takibine itiraz ettiği, itirazı üzerine takibin durduğu ve bunun üzerine davacı vekili tarafından Van 1. İş Mahkemesi’nde itirazın iptali davası açıldığı ve Van 1. İş Mahkemesi’nin 04/04/2017 tarih ve 2007/26E-2017/355K sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 16/01/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ancak; davacı vekili bu defa Van 2.İş Mahkemesi’nde alacak davası açmış ve Van 2. İş Mahkemesi’nin 2018/808E-2021/297K sayılı kararıyla 78.219,06 TL'nin ödeme tarihi olan 01.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, verilen karar henüz kesinleşmemiştir. Bu durumda mahkemece; somut olayın özelliğine göre Van 2. İş Mahkemesi’nin 2018/808E-2021/297K sayılı alacak davasının kesinleşmesi beklenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II) Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... hakkında yapılan icra takibine miras bırakanın ölmeden önce itirazının iptaline dair bir kararın da olmadığı, bu yönde açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek işlemden kaldırıldığı, usulüne uygun bir takibin olmadığı, davacının iş mahkemesine açmış olduğu alacak davasının da bu eldeki dava ile ileri sürdüğü alacak ile bir ilişkisinin olmadığı, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin bozma ilamına uymasına rağmen bozmaya aykırı bir şekilde davayı reddettiğini, bozma ilamında alacak davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece beklenmeden karar verildiğini, davalı ... yargılama sırasında vefat ettiğinden mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13.maddesi gereği müvekkili bankanın aciz vesikası getirme zorunluluğunun bulunmadığını, aleyhlerine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı tarafından yapılan icra takibine borçlular tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesiyle kesinleşmiş bir icra takibinin olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10639, K. 2023/1202, T. 06.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10639-e-2023-1202-k-4da989ec625b