Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9952 E. 2023/2559 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9952
- Karar No
- 2023/2559
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1912 E., 2019/1485 K. HÜKÜM/KARAR : Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına-davalının başvurusunun kabulü ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/340 E., 2018/448 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 26.08.2016 tarihinde sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsü ...'nun boş arsadan aracını uçurumdan aşağı sürerek kendisiyle birlikte araçta bulunan eşi ...'nun da ölümüne sebebiyet verdiğini, ...'nun desteğinden yoksun kalan anne ve babasının kaza tarihinde aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmaması nedeniyle müvekkili Güvence Hesabına başvurduklarını, hazırlanan aktüerya raporu ile belirlenen 63.496,00 TL destek tazminatının ...'nun anne ve babası ... ve ... vekili Av. ... hesabına 08.12.2017 tarihinde ödendiğini, araç malikinin ve araç sürücüsü ....'ın yasal mirasçısı olan kişilere karşı Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2018/1291 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmesi üzerine davalının borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu olan borcun takibin diğer borçlusu ... tarafından davacıya ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle ödemenin müvekkili tarafından yapılmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkiline yüklenmemesi gerektiğini, davacının rucü talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu takip dosyasının dava dışı diğer borçlu tarafından infaz edilerek kapatılmış olduğu, bu sebeple davanın konusuz kaldığı, ceza soruşturmasında davalının işleteni olduğu aracın sürücüsünün kazayı kasten gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, bu nedenle davalı işleten itirazında haksız olduğundan davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle ödemeyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesinde; davanın açılmasında müvekkilinin kusurlu görülerek aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aracın kaza tarihinde sigortasının bulunduğunu, her ne kadar sigorta şirketi önceki araç sahibinin aracı kazadan önce sattığından dolayı zeyilname düzenleyerek poliçeyi iptal ettiğini ileri sürmüşse de; bu tarihte henüz aracın satılmadığını, eğer davacının ödememesi gereken bir parayı ödemişse aracın o tarihteki sigorta şirketine rücu etmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kazaya karışan aracın 23.08.2016 tarihli zeyilname ile trafik sigorta poliçesinin 07.08.2016 tarihi itibariyle iptal edildiği ancak sigorta şirketinin tek taraflı olarak zeyilnamenin başlangıç tarihini üçüncü kişilerin aleyhine olacak şekilde geriye çekerek 07.08.2016 tarihi olduğundan sigorta şirketinin devam edecek olan 15 günlük sorumluluk süresinin başlangıcının 07.08.2016 tarihi olması sonucunu doğurmadığını dava dışı sigorta şirketinin zeyilnamenin tanzim tarihi olan 23.08.2016 tarihinden itibaren 15 gün süreyle daha üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğunu, 26.08.2016 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle aracın geçerli bir zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca yeniden oluşturulması ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekesinde; zeyilnamenin başlangıç tarihinin dava dışı sigorta şirketi tarafından üçüncü kişilerin aleyhine olacak şekilde geriye çekilerek iptal edilip edilmediği hususunun ispat ve yargılama gerektiren hususlardan olduğunu, ...'nın bu hususu resen inceleme yetkisi olmadığını, mevcut tramer sorguları ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları ışığında kazalı aracın zorunlu poliçesinin 07.08.2016'da ortadan kalktığı ve 15 günden fazla bir süre geçtikten ve araç davalının üzerine tescil edildikten sonra kazanın gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın, Yönetmelik'in 16 ncı maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 16 ncı ve 17 nci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve aracın kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunduğu ve poliçenin kaza tarihinde geçerli olduğunun dosyada bulunan belgelerden anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.