Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9781 E. 2022/16288 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9781
- Karar No
- 2022/16288
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... vekili ve davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; 24/06/2016 tarihinde, murisleri ....'a çarpan aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, destek murislerinin vefat ettiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılar ... ve ... için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00'er TL manevi tazminat ile kardeşler ... ve . ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı sigortacıdan sadece maddi tazminat olmak üzere ,davalı ...'dan maddi ve manevi tazminat olmak üzere tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini Hamide için 128.666,75 TL ve ... için 61.635,08 TL 'ye yükseltmiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacılar ... ve ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 61.635,08 TL, davacı ... için 128.666,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24/06/2016 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden (sigorta poliçe limitini aşmamak koşulu ile) temerrüt tarihi olan 13/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 6.000,00 TL ve davacılar ... ve ... için ise ayrı ayrı 4.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davalı ... vekili ve davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Davalı ... vekili kararı temyiz etmiştir. 1-6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, davalının temyizi yönünden, temyiz kesinlik sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan ...'a yönelik olarak mahkemece kabul edilen tazminat miktarı 61.635,08 TL olup temyiz eden davalı bakımından temyize konu edilen miktar yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının adı geçen davacı yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemidir. Dosya kapsamından davacının desteğinin Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan temizlik görevlisi olduğu, kazanın da bu görevini ifa ettiği sırada meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkemece, 20/09/2016 tarihli tensip tutanağı ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumundan davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına karar verilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen 28/09/2016 tarihli yazı cevabında davacıya muris Hakan'ın ölümü nedeniyle rücuya tabi gelir bağlanmadığı bildirilmiştir. Davacının destek tazminatının hesaplaması da rücuya tabi gelir bağlanmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı vekili olayın iş kazası olduğu, rücuya tabi ödemenin varlığının net olarak araştırılması gerektiği savunmasındadır. Kaza tarihinin 24/06/2016, SGK cevabi yazısının olaydan 3 ay sonra verildiği ve karar tarihinin 09/07/2019 olduğu dikkate alındığında, 3 yıllık süreçte davacıya ölen muris Hakan yönünden rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve iş kazası incelemesinin olup olmadığının yeniden sorularak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, yapılan araştırmanın eksik olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir. b-Dosya kapsamından davacının murisi Hakan'ın kaza tarihinde bekar (boşanmış), 34 yaşında ve bir tane çocuğunun olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan hesap raporunda davacı desteğinin dava dışı çocuğuna da pay ayrılarak hesap yapılmıştır. Ancak murisin vefat ettiği tarihte 34 yaşında olması, yeniden evlenme ihtimalinin ve bir çocuğunun daha olabileceği gözetilmelidir. Bu duruma göre de pay oranlarının dairemiz uygulamaları dikkate alınarak belirlenmesi için hesap bilirkişisinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır. c-Davacı ..., dava dilekçesinde, manevi tazminatı diğer davalıdan talep etmiş, sigorta şirketine karşı manevi tazminat isteminde bulunmamıştır. Mahkemece, kararın gerekçesinde ve hüküm kısmında davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat davası kabul edildiği ve davalı ... manevi tazminattan sorumlu tutulmadığı halde, hükmün 4. bendindeki manevi tazminata ilişkin harçtan ve 8-b bendindeki davacı (Hamide) yararına hükmedilen vekalet ücretinden, davalı ... şirketini de kapsayacak şekilde "müştereken-müteselsilen" sorumluluğa karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2/a-b-c numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.