Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/492 E. 2022/12631 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/492
- Karar No
- 2022/12631
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi mesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinde; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen karar, tüm taraflarca süresi içinde temyiz edilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacılar vekili; 08.07.2008 tarihinde Arifiye - Sapanca arası güney yol üzerinde ray kaynak çalışması yapılırken ...'in geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, ... mirasçıları tarafından Ankara 4. İş Mahkemesinin 2009/600 esasına kayden açmış oldukları tazminat davasında bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde, davalı ...'un %15, diğer davalı ...'ın %30, müteveffanın %25 , müvekkil ...'nin de %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bu sonuca göre verilen kararın kesinleştiğini, Ankara 4. İş Mahkemesinin 2009/600 esas - 2014/45 karar sayılı ilamının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2014/4953 sayılı dosyasıyla müvekkil aleyhine icra takibinin yapıldığını, neticesinde müteselsilen müştereken sorumluluk gereğince müvekkil kuruluşun 347.868,17 TL'yi ... mirasçılarına ödediğini, kesinleşen mahkeme kararına göre davalı ...'un %15 kusuruna isabet eden 69.573,65 TL'den, davalı ...'ın %30 kusuruna isabet eden 139.147,28 TL'den sorumlu olacağını, davalıların ödemesi gereken miktarları da davacı kurumun ödemek zorunda kaldığını, davacının ödemiş olduğu tazminattan kusurlarına isabet eden tutarların davalılardan talep edilmesine rağmen ödenmediğini iddia ederek davacı kuruluşun davalılar yerine ödemiş olduğu 69.573,65 TL'nin ...'dan, 139.147,28 TL'nin ...'dan ödeme tarihi olan 15.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yargılama giderleri ve ücreti vekalet ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacı idarenin dava dilekçesinde belirttiği gibi ... mirasçılarına toplam 347.868,19 TL ödemiş ise bu rakamın %15 inin 52.180,23 TL olduğunu, fazla talep edilen 17.393,42 TL nin reddini talep ettiklerini, davacı idarenin dava dilekçesinde belirttiği ...'in mirasçılarına toplam 347.868,19 TL ödemiş ise bunun tamamının iddia olunduğu 15.01.2015 tarihinde ödenmediğini, dolayısıyla müvekkilden talep edilebilecek tutarın tamamına 15.01.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davaya konu iş kazasının meydana geldiği andaki manevranın diğer davalı olan memur statüsündeki yol çavuşu ...'a ait olduğunu, davalı ...'a atfedilen ancak hukuki hiçbir dayanağı bulunmayan kusur oranını kabul etmediklerini ve aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; iş kazası sonucu ölen ...'in vagonunun sabitlenmemesi sebebiyle suçlandığını, bilirkişi raporlarının tamamında vagonun sabit olduğunun belirtildiğini, vagon sabitleme takozlarının ölen ...'in kullanması gereken ve hazırda bulunan malzeme olduğu fakat kullanmadığını, olay yerinde eğimin olduğunu, kurum tarafından ikinci ve üçüncü bir ilave ile görevlendirmeye zorlandığını, ...'nin ise eksik personel görevlendirmek ve kaza öncesinde de var olan sızdırdığı yağları rayları yağlayan bir makinayı işletmekte kazaya davetiye çıkardığını savunarak beyanda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf isteminin esastan reddine, davalıların istinaf isteminin esastan kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm tüm taraflarca temyiz edilmiştir. 1. Dosyanın incelenmesinde; davaya konu kazada kusuru bulunduğu iddia edilen davalılardan ... hakkında kazaya ilişkin olarak kamu davasının açıldığı ve sonuçlandırıldığı, diğer davalı ... hakkında ise Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği ve herhangi bir ceza davasının açılmadığı anlaşılmaktadır. Yine müteveffanın ailesinin açtığı dava dosyasının incelenmesinde kusura ilişkin farklı raporlar bulunduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen yargılamalar sırasında kusura ilişkin alınan bilirkişi raporları arasında uyum olmadığı gibi mahkemece bu hususa ilişkin alınmış herhangi bir rapor da bulunmamaktadır. 2. Mahkemece öncelikle tarafların kusur durumlarının doğru ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmekte olup davalıların kazaya ilişkin kusurları bulunması durumunda, ödeme iddialarına ilişkin tüm takip dosyaları da dosya arasına alınmak sureti ile sonuca gidilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 19/10/2022 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, işbu rücu davasında davacı tarafça davalı ...'dan 69.573,65 TL tazminat talep edilmiş, tarafların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulü ile 52.855,19 TL tazminata hükmedilmiştir. Davalı ... aleyhine kabul edilen ve reddedilen temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. Davalı ... yönünden karar kesin nitelikte olduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı ... yönünden ve davalı ...'un temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girerek temyiz incelemesi yapan sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.