Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27397 E. 2023/4230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27397
Karar No
2023/4230
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/753 D.İş - 2021/744 Karar SAYISI : İHK-2021/30134 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/78392 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 27.03.2018 tarihinde çarpması neticesinde yaralandığını, daha önce tahkime başvuru yapıldığını ancak davanın usulden reddine karar verildiğini, tekrar alınan maluliyet raporu ile davalıya başvuru yapılmışsa da cevap verilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının müracaat tarihine 8 gün eklenmek suretiyle bulunacak tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, ayrıca 2.500,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı talebini 24.06.2021 tarihinde 65.578,27 TL olarak artırmışır. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketinin kusura ilişkin itirazı bulunduğu dosyaya Adli Tıp Kurumunun hazırladığı kusur raporu sunulduğundan kusur raporu alınmasına yönelik talebinin yerinde görülmediği, 09.12.2020 tarihli maluliyet raporu ile davacının %4.2 oranında özürlülük oranının olduğunun anlaşıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınarak hazırlanan aktüer rapor ile 65.578,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığını, başvuran vekilinin yargılama giderleri arasında talep etiği 2.500,00 TL adli tıp rapor ücretinin makul bulunarak kabul edildiği gerekçesi ile talebin kabulü ile 65.578,27 TL tazminatın 29.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 nci maddesi gereğince zamanaşımı süresinin geçtiğini, başvuranın kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, aktüer raporundaki hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının zamanaşımı defin de bulunduğunu ve 8 yıllık sürenin zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı, maluliyet raporunun 09.12.2020 tarihinde alındığı, somut olayda davanın 29.01.2021 tarihinde açıldığından zamanaşımı süresinin dolmadığı, başvuranın kazada kusurunun olmadığı bu nedenle davalının müterafık kusur indirimine dair itirazının reddi gerektiği, davalının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmasının talep ettiği, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının mevcut davalara uygulanacağından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, vekalet ücretinin tam ve nispi olarak başvuran lehine verilmesine isabetsizlik olmadığından davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, vekalet ücretinin asliye mahkemeleri için hükmedilen vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 27.03.2018 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması sonucu uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve rapor ücreti gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihinin 27.03.2018, tahkime başvuru tarihinin ise 29.01.2021 olduğu ve taleplerin zamanaşımına uğramamasına ceza mahkemesinde alınan kusur raporuna göre davacının kazada kusurunun bulunmamasına, TRH 2010Yaşam Tablosu progresif rant formülü ile düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Yine AAÜT’nin anılan fıkrası uyarınca, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekâlet ücretine, ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin ise beşte birine hükmedileceği, Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücretinin, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği öngörülmüştür. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 3. numaralı bendinde yer alan “9.325,18 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27397, K. 2023/4230, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27397-e-2023-4230-k-c5fc08e69ab2