Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26733 E. 2022/10629 K. – Tahkim
Konu: Tahkim
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26733
- Karar No
- 2022/10629
- Karar Tarihi
- Konu
- Tahkim
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasında Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, 20/11/2016 tarihinde davacının yolcu olduğu ...plakalı davalıya ... ile sigortalı araç ile 34 VK 5989 plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek şimdilik 5.100,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile talebini 126.423,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce, başvurunun kabulü ile 126.423,00 TL maluliyet tazminatının 16/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. T.C. Anayasası'nın 36/1. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılması bakımından, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara usulünce tebliğ edilmesi gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Sigorta tahkim yargılamasında da uygulanması gereken Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi ise "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; hakem heyeti kararına esas alınan aktüer raporunun davalının vekili yerine, davalı ... şirketine (asıla) tebliğ edildiği; kararı temyiz eden davalı vekili tarafından, tebliğe ilişkin bu usulsüzlüğün de temyiz sebebi yapıldığı görülmektedir. Davalı ... şirketi davada kendisini vekille temsil ettirmekte olup, davaya cevap veren vekil tarafından da tebliğe esas olmak üzere e mail bilgilerinin itiraz dilekçesinde bildirildiği; Tebligat Kanunu madde 11 gereği vekilin bildirdiği bu adrese tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; vekille temsilin sözkonusu olduğu davada yapılacak tüm tebliğlerin vekile yapılması gereği de gözetilerek, karara esas alınan aktüer raporunun davalı vekiline tebliği sağlanıp eksikliğin bu şekilde giderilmesi ve davalı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, usule aykırı biçimde ve davalı yanın savunma haklarını da kısıtlayacak şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.