Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26543 E. 2023/8381 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26543
Karar No
2023/8381
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/713 Değişik İş, 2021/713 Karar SAYISI : 2021/İHK-28846 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi / Davanın Kabulü SAYISI : K-2021/76272 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.10.2020 tarihinde davalıya genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait araç ile gerçekleşen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait aracın hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL hasar bedeli tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 24.05.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 69.800,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Bilirkişi incelemesi sonucu başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinden bir gün önceki ortalama rayicinin takdiren 260.000 TL olduğu, hasar tazminat talebi ile ilgili olarak dosya içerisindeki mevcut evrakların ve hasar fotoğraflarının incelenmesinde değişmesi gereken parçalar ve işçilikler ile toplam hasarının K.D.V dahil 69,800,58 TL olduğu" gerekçesiyle başvuranın talebinin kabulü ile 69.800,00 TL hasar onarım bedelinin 06.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hasar ile kaza arasında illiyet bağını kuracak delillerin mevcut olmadığını, bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin doğru ihbar külfetinin kasten yerine getirilmediğini, sigorta teminatı dışında kalan bir hususun teminat kapsamında kalmış gibi ihbar edildiğini, sadece somut olay nedeniyle meydana gelen hasarların dikkate alınması gerektiğini, eski hasarlarının değer kaybı hesabında dikkate alınmamasını, bilirkişi tarafından tespit edilen fahiş değer kaybı ile başvuru konusu hasar arasında illiyeti kestiğini, aracın daha önceki kazalarında hasarlanmış olması dikkate alındığında sigorta şirketinin değer kaybından sorumlu olmayacağını, hükmedilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, sigorta şirketinin yasal iskonto hakkının elinden alınamayacağını, parça fiyatlarına zaten KDV yansıtılmış olduğunu, yeniden KDV hesaplanmasının mümkün olmayacağını, sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceği ve bu nedenle faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin dava açılmasına sebebiyet vermediği bu nedenle yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyada belirtilen mevcut somut veriler ve tespitler doğrultusunda, başvuru konusu aracın, olay yeri fotoğrafları incelendiğinde, sigortalı araç üzerinde meydana gelen hasar ile diğer araç üzerinde meydana gelen hasarın birbirleri ile örtüştüğü kazanın anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında belirtilen şekilde gerçekleştiği, bilirkişi raporunda yalnız uyuşmazlığa konu kaza nedeniyle meydana gelen hasarın dikkate alındığı ve kaza ile hasarın uyumlu olduğu, nitekim dosyada aksi kanaat oluşturacak bir delil bulunmadığı, tarafların delilleri, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde somut olayda sigorta kuruluşu tarafından rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını ispata yarar somut bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmekle, iddiasını kanıtlayamayan sigorta şirketinin itirazının yerinde görülmediği; ... kararı ve bilirkişi raporu incelendiğinde uyuşmazlığa konu kazaya ilişkin değer kaybı bedelinin hesaplanmadığı ve değer kaybı bedeline hükmedilmediği dikkate alınarak davalının yarar bulunmayan itirazlarının reddi gerektiği; poliçede hasara uğrayan aracın orijinal parçalarla onarılacağı hüküm altına alındığı, ayrıca poliçede iskonto uygulanmasına ilişkin bir hükmün de yer almadığı, bu nedenle sigorta şirketi tarafından hasarın karşılanmadığı görülmekle sigorta şirketinin hasar bedeline yönelik aksi yöndeki itirazlarının reddi gerektiği; Yargıtay uygulaması ve 3065 sayılı KDV Kanunun 1. Maddesinde “Türkiye'de yapılan ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu” düzenlemesi gereği, sigorta şirketinin KDV bedelinin hesaplamaya dâhil edilmemesi gerektiği yönünde itirazlarının reddi gerektiği; somut olayda davadan önce davalının temerrüdü söz konusu olduğundan tüm alacak miktarı için temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, sigorta şirketinin aksi yöndeki itirazlarının reddi gerektiği" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tahkim yargılamasına başvurulmadan önce ön başvuru şartının gerçekleştirilmediğini, talep edilen hasar tazminatı bedelinin fahiş olduğunu, sigorta şirketinin yasal iskonto hakkının elinden alınamayacağını, parça fiyatlarına zaten KDV yansıtılmış olduğunu, yeniden KDV hesaplanmasının mümkün olmayacağını, sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sadece gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, hasarlandığı belirtilen tüm parçaların davaya konu kaza ile uyumlu olup olmadığının belli olmadığını, araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak değişmesi gerektiği belirtilen tüm parçaların değişip değişip değişmediğinin ve gerçekten orijinal parçalar kullanılıp kullanılmadığının kontrol edilmesi gerekmekte iken bu hususa ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, hasar bedelinden mutlaka ve mutlaka amortisman ve hurda tenzili yapılması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, dava dışı başka bir araca çarpması sonucu meydana gelen hasar nedeniyle onarım bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 3 numaralı bendinde yer alan "9.874,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26543, K. 2023/8381, T. 22.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26543-e-2023-8381-k-007cf4ae0393