Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26314 E. 2023/6114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26314
Karar No
2023/6114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/403 E., 2018/704 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Beyoğlu'nda bulunan iki katlı metruk binada çıkan yangın sonucu binanın bacasının devrilmesi sebebiyle yan tarafında bulunan müvekkilinin sigortalısı Ahmet Güneştekin'e ait üç katlı binada hasar meydana geldiğini, Konut Finansmanlı Evim Paket Poliçesi kapsamında 01.11.2011 tarihinde sigortalıya 20.960,00 TL ödendiğini, ödenen bedelin rücuen tazmini için İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2012/4897 sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu belirtip itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin taşınmazın 1/3'üne malik olduğunu, hasarın müvekkili şirketin herhangi bir kusurundan kaynaklandığını gösterir belge ve bulgu bulunmadığını, ekspertiz raporunun tek taraflı hazırlandığını, ekspertiz raporunda belirlenen değerin afaki ve yüksek olduğunu, poliçenin bina tanımı başlığının (d) maddesinde elektrik, doğalgaz gibi tesisatların bu kapsama dahil edilmediğini, poliçedeki muafiyet kaydının ekspertiz raporunda uygulanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.11.2013 tarihli ve 2012/201 Esas, 2013/265 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, 20.960,00 TL ana para ile 983,69 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 21.943,69 TL'ye TCMB'nın kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi üzerinden takibin devamına alacak yargılama gerektirdiğinden davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadğına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 24.01.2017 tarihli ve 2014/10399 Esas, 2017/509 Karar sayılı ilamıyla; Davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemece bina hasar bedeli konusunda uzman olduğu bilinmeyen end. yangın uzmanı ile sigorta eksperlerinden aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme dekontuna göre zarar belirlenmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davacıya sigortalı binada meydana gelen gerçek zarar hususunda alanında uzman bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan hesaplamada metraj olarak mimarın belirlediği metrajın dikkate alınmasının doğru olduğu, bu mimarın belirlediği teklif edilen birim fiyatların dikkate alınmamış olmasının da çelişki oluşturmayacağı, zira aynı kalem işin başka teklif sunanların daha düşük bedelle işi yapabileceklerine dair sunmuş oldukları teklifler dikkate alındığında aynı işin daha düşük bedelle yapılabileceği belli olduğundan ve bilirkişi tarafından sunulan raporda zararın niteliği ve teklif tarihi itibariyle piyasa rayicine uygun olacağı görüldüğü" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacağa talepnamede öngörülen şekilde değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle kabul edilen kısım yönünden takibin devamına fazla istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve hükme esas alınamayacağını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin gerçek zarar ve piyasa rayicine uygun olduğunu, ekspertiz raporuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aynı yangın olayı ile ilgili İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/271 E. 2016/249 K. sayılı dosyasında üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığı ve illiyet bağının kesildiği saptanarak karara bağlandığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı kişiye konut sigortası poliçesi kapsamında yapılan ödemenin, yangının davalıya ait taşınmazda çıkması nedeniyle bina sahibi davalıdan rücuen tahsili talepli icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi (6762 sayılı Kanun'un 1301 inci maddesi). 3. Değerlendirme 1. Mahkemece her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, dava konusu olay nedeniyle aynı davalı hakkında daha önce açılan ve eldeki dosyaya bildirilen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/271 Esas 2016/249 K. sayılı dosyasında dava dışı sigorta şirketi tarafından açılan rücu davasında, davaya konu yangının dava dışı "tinerci" tabir edilen üçüncü kişilerin ağır kusuruyla meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay ( Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2016/14369 E. 2019/7738 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmakla; mahkemece ilgili dosya getirtilip bu dosyanın güçlü delil oluşturacağı, hukuki istikrar, öngörülebilirlik ve hukuki belirlilik ilkeleri nazarında davalının sorumluluğu hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26314, K. 2023/6114, T. 09.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26314-e-2023-6114-k-78893f3ee2bb