Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25354 E. 2024/473 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25354
- Karar No
- 2024/473
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/478 E., 2021/1120 K. DAVACILAR : 1-... 2-... 3-...vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.09.2019 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Yeniden Hüküm Kurma ile Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 01.07.2020 SAYISI : 2019/113 Esas 2020/99 Karar Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.05.2010 tarihinde davacıların mirasbırakanı ...'in sürücüsü olduğu aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığını, bu kazada ölen sürücü murisin tam kusurlu olduğunu, aracın zorunlu trafik sigortası olmadığını, davalı tarafından davacılara ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığını belirterek, davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline, davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisin mirasını reddetmedikleri sürece mirastan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, murisin araç üzerinde fiili tasarrufu olduğundan murisin işleten sıfatının bulunduğunu, bu nedenle aracın trafik sigortasını yaptırmamakta kusurlu olduğunu, davalının ödenen bedeli davacılardan talep hakkının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölen ...'in mirasçısı olan davacılara, davalı kurumca ödeme yapılmış olmakla bu zararın, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatına dayandığı, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, desteğin idaresindeki aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) Poliçesi bulunmadığı için davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu, davalı tarafından somut olayda olduğu gibi ödeme yapılmış olması halinde ... mirasçısı olan davacılara rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Elazığ 1. İcra Müdürlüğü 2018/4231 Esas sayılı dosyasında davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacıların tazminat talepleri bakımından üçüncü şahıs sıfatları ile kusuruyla zarara neden olan murislerinin borcundan dolayı sorumluluklarının birbirinden farklı sıfatlar olduğunu, üçüncü şahıs sıfatıyla hak sahibi ve alacaklı olabilen davacıların, murislerinin kusurlu fiilinin yol açtığı zarardan mirasçılık sıfatlarına nazaran sorumlu ve borçlu olmalarında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılara mirasçılık sıfatlarından bağımsız olarak destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla ödeme yapıldığı, davalı ...'nın yaptığı ödemeyi murisin mirasçılarından ... Yönetmeliği'nin 16/a ve c maddesi uyarınca mirasçılık sıfatlarına dayanarak talep ettiği, dosyada davacılarca mirasın gerçek reddine ilişkin sunulmuş bir karar bulunmadığı gibi hükmen reddi yönünden açılmış bir dava veya eldeki davada ileri sürülmüş bir def'i de bulunmadığı, davalının zarardan sorumlu olan kişilere mevzuat gereği rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine ve davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, murisin kusurunun davacılara yansıtılmasının isabetsiz olduğunu, davacılara, davalı kurumca ödeme yapılmış olmakla bu zararın, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığını belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 07.05.2010 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle davalı ... tarafından davacılara üçüncü şahıs sıfatıyla yapılan ödemelerin mirasçı sıfatıyla davacılardan rücuen tazmini için icra takibi başlatılması üzerine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 9/b ve 16/a maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile sürücünün kazaya tam kusuruyla sebebiyet vermiş olmasına, davalının zarardan sorumlu olan kişilere rücuen tahsil talebinin Yasa gereği yerinde olmasına, mirasın reddine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.