Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25341 E. 2024/9675 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25341
Karar No
2024/9675
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1302 E., 2021/1195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : K-2020/428 Esas-2021/82 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.10.2018 tarihinde müvekkili ...'ın maliki olduğu kendi sevk ve idaresindeki müteveffa ...'nın da içerisinde bulunduğu aracın bir başka araçla trafik kazasına karıştığını ve ...'nın vefat ettiğini belirterek şimdilik 500,00'er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketlerine başvuru tarihi olan 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; aracın söz konusu poliçe teminatı altına alınmış olmasının teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, bu nedenlerle, yargılamaya konu kazaya karışan araçların ve şahısların kusur dağılımına ilişkin maddi gerçeğin İstanbul Teknik Üniversitesi, Karayolları Trafik Fen Heyeti, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden alınacak ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi ile saptanması gerektiğini, ayrıca davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde de davacı tarafa 21.680,00 TL ödeme yapıldığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirket vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında hatalı değerlendirme yapıldığını, sigortalının meydana gelen ölümde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin teminat dışında tutulduğunu belirterek manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... için 2.706,08 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, ... için 76.688,89 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formulüne göre hesaplama yapılmak üzere resen kararın kaldırılmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre alınan ek rapor doğrultusunda; ... için 12.246,81 TL, ... için 109.468,74 TL hesaplama yapılmış, davacı vekili tarafından ikinci kez bedel artırım dilekçesi sunularak ... için 109.468,74 TL, ... için 12.246,74 TL tazminat talebinde bulunulmuş ise de bir davada ancak bir kez bedel artırım talebinde bulunulabileceğinden ilk bedel artırım talebi nazara alınarak ... için 2.706,08 TL, ... için 76.668,89 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine, davacı vekili ve davalı ... AŞ. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ikinci ıslah dilekçesi nazara alınarak ... için bakiye 12.246,81TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 109.468,74 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, konusuz kalan talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararı ... yönünden temyiz ettiklerini belirterek çocuğun çok başarılı olduğunu ve üniversite okuyarak asgari ücretten daha yüksek bir gelir elde edeceğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; kusura itiraz ettiklerini, davacıların zararlarını ispatlamaları gerektiğini, davacıların SGK'dan ödeme alıp almadıklarının araştırılması gerektiğini, yeterli ödeme yaptıklarını, hatır indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın vefat ettiğinde 12 yaşında olduğunu ve çalışmasının bulunmadığını o nedenle hesaplamanın 22 yaşından itibaren başlatılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. ... Anonim Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın vefat ettiğinde 12 yaşında olduğunu ve çalışmasının olmadığını o nedenle hesaplamanın 22 yaşından itibaren başlatılması gerektiğini ve yetiştirme giderlerinin düşülmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacının temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... için bakiye 12.246,81 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre bu davacı için hükmedilen ve temyize konu edilen miktar kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Trafik kazasında tazminat hesabında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan ve kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada karara esas alınan ek bilirkişi raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant uygulanarak işlem yapılması hatalı olmuştur. Şu halde, Mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak yeniden bilirkişi raporu alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların davacı ...'ya yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ... 'ya iadesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25341, K. 2024/9675, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25341-e-2024-9675-k-0675f54b249d